Cuma, Nisan 17, 2015

Yapay zeka ve günün diğer üç güzelliği.

Bir yenilik yok. Sadece yazma isteğim ve gece. Hala şu son iki teknik değişikliğin hayat standardımda yol açtığı keskin yükselmeye alışmaya çalışıyorum. Umarım hiç alışamam ve hep böyle mutlu olurum.

İki gece önce, gecenin bir yarısı da telefonun yapay zekalı asistanıyla tanıştım. Valla bilim kurgu filmi gibi. Komut veriyorsun, uyguluyor. Arada basit sohbet de edebiliyor. Ama çoğunlukla çuvallayıp topu google'a atıyor. Benim telefon android olduğundan asistanla ingilizce konuşmak durumunda kaldım (iphone'larda türkçe paketi gelmiş, ortalık coşmuş). Hayatımda en son ne zaman bu kadar uzun süre yüksek sesle ingilizce konuştum acaba? Hayır, dediğimi de anlıyor acaip aksanıma rağmen. Sabah uyanır uyanmaz "bugün hava nasıl" diye sordum, "güneş gözlüğünü yanına al" dedi. Atmıyorum. Bir ara cıvıtıp "kahvaltıyı da hazırlasana Galaxy" dedim de "google'a sormamı ister misin" dedi cevap olarak. Zevzek. Sana sorduk herhalde. Yapamam beni aşar filan de madem zekisin.

Günler genel olarak verimsiz geçiyor hissi yaratsa da şu son düzenlemelerin meyvelerini almaya başladım. Mutfağı toplamak artık çok daha zahmetsiz. Hatta yemek hazırlamak da. Düzenlemenin mutfak kısmı bitti çünkü. Bu akşam mesela daha önce hiç aklıma gelmeyen ve hazırlaması çok zor olmayan, tat olarak da ruhumun beslendiğini hissettiğim bir menü hazırladım: fırında marine soslu tavuk kanadı ve elma dilimi patates, marul/salatalık/çiriş otu salatası. Kasaptan kanatları alırken adam benim için kesikler de attı kanatlara daha güzel pişsin diye. Oldu mu lokum gibi tavuk. Buzdolabında tavuklar marine olurken de patatesleri attım fırına önceden. Bitti gitti. Neden bugüne kadar yapmadım ki böyle bir menü? Hep tavuğun budunu alırdım. Kanadı hiç aklıma gelmezdi. Salçaları da buz kalıplarına olduğu gibi koyuyorum hiç bozulmuyor. Hemen de çözülüyor lazım olduğunda. Eskiden kavanozda alıp üstüne yağ koyardım illa kenarlarda kalır onlar da eninde sonunda küflenirdi. Şimdi asıl bu menü planlama kısmında çorbaları yapıp dondurmayı düşünüyorum. Onu araştırıcam bakalım.

Bugünüme güzellik katan iki şey daha sayayım mı. Yoga artı sonrasında nefes egzersizi (bu birinci güzellik). Nefes egzersizini yaparken en son, biraz boş iş gözüyle bakıyordum. Ne etkisi olacak, yoga tamam da, nefes filan biraz saçmalamışlar diye düşünüyordum. Fakat o günün gecesinde tuhaf bir şey oldu. Nefes egzersizinin amacı ve etkisi o mu yoksa bir tek bana ve o gün mü öyle oldu ondan hala emin değilim. Olan şu: nefes alırken, aynı sigaradan çektiğin ilk nefes gibi ciğerlerinin dibini hissediyorsun sadece içine dolan temiz hava ve keyif veriyor. İnan ki. Yani o gün öyle olmuştu. Yani oksijenle kafa buluyorsun ahahahahaha. Bunu böyle pazarlasalar ya :D :D :D.  Bak bu gece o kadar belirgin değil. Daha iyi nefes alıyorum evet ama o sigara keyfi gibi keyif yok şu anda. Yalan yok. Bir iki gün daha yapacağım bakalım.

İkinci güzellik de sümbüller. Sümbül aldım Migros'tan. Bir kırmızı, bir mor. Geçen senekilerin soğanını nasıl saklayacağımı bilemediğim için malesef öldüler, baştan aldım. Olsun. Kasadan geçerken, yavaşlıktan benden sonrakinin yolunu kapatıyordum. "Şimdi toparlanıyorum" dedim mahcup mahcup. "Acele etmenize gerek yok, benim bir acelem yok." dedi tatlı tatlı arkamdaki adam. Zaten sadece sümbül almış olmama da gülümsemiş gibiydi kasadan geçerken.

Ne güzel günmüş ama ya. Güneş filan da vardı. Göya menü planını tasarlayacaktım ama. Hem bunu dediğimde saat daha öğlendi, önümde koca bir gün vardı. Verimsizlik hissi veren bu. Nasıl olduysa bir türlü sıra ona gelemedi koca günde. Yarına kaldı. Neyse en azından taslak var elimde. Yavaş olsun da içime sinsin sonradan, boşver. Şimdi de bir kitap alayım elime. Dişlerimi fırçalayıp yatağa yollanayım. Sadece ilk cümleyi okusam bile olur.

3 yorum :

  1. Sümbülllllll burnuma geldi kokusu desem inanır mısın, hay sen çok yaşa! Blogger'ları tek tek bahar çarpıyor, burdan izlemek çok keyifli :D

    YanıtlaSil
  2. Bak resimlerini ekledim daha yeni çıkacaklar sıkı takipteyim. Bahar bir doğru dürüst gelemedi ki çarpsın. burnunu gösterip kaçıyor durmadan. pöf. hafta sonu yağmurlu ve 13 derece :((((

    YanıtlaSil
  3. Evet ya ben de az önce bir yazı yazdım. Gece gece! :)

    Küçük Joe güzel! :)

    Ben de beklerim Kafa'ya! :)

    YanıtlaSil