Çarşamba, Nisan 01, 2015

Güle güle Avea.

İnternet sağlayıcımı değiştiriyorum. Çok mutluyum. Yarın gelip kuracaklar. Önceden avea'nın mobil'ini kullanıyordum. Göğğğya sınırsız. Herhalde piyasadaki en pahalı ve en kullanışsız paket. Güney'e yerleşicem orada lazım olur ev ararken diye almıştım. 15 GB'ı aştın mı (ki aşıyorum üçüncü haftanın başında filan) sana dünyayı dar ediyor. Ki bu ay radyo filan az açtım. Ben bu sınırsızı enine boyuna kullanamayacaksam iphone taksidi gibi internet ücretini neden vereyim? De mi ama?

Geçen gün kapıdan çıkarken ne göreyim? Binanıza fiber altyapısı gelmiştir haberiniz ola diye bir kağıt yapıştırmışlar. Annnneaaaaam! Zamanlama anca bu kadar olur. İyi ki haber verdin güzelim be ya. Ben yıllardır bunu bekliyorum. Hemen avea'ya koştum. Bu taahhütü bozmak kaç para? Belllllki kullanım ücretinden azdır. Belki daha hesaplı olur. Ne olur olsun. Hayır zaten GB'ı yetmiyor, onu geç, artı günde seksen kere modemin şarjı biter (göya 200 saat mı ne durabiliyordu beş saat bile dayanmıyor) , oturduğu yeri beğenmez pencere kenarı ister, orada bırakırsın akşam, sabah bir kalkarsın kapanmış kendinden. Çok kaprisli bir şey. Neyse koşarak gittiğim avea bayisi taahhüt bozma şartını öğrenmek için benim kendi telefonumla avea müşteri temsilcisine bağladı beni. Bunun için dükkan kiralamaya değer, de mi. Dandiksin avea. Tepeden tırnağa dandiksin. Neyse konuştuk anlaştık. İyi ki sormuşum.

Yarın gelecekler diyorum ya! Ay insan sevgilisine kavuşurken bu kadar sevinebilir ancak. Tam da cigabaytlarım bitmişken çok süper oldu. Daha az para daha çok internet. Benlik işte. İnşallah aksilik çıkmaz.

*   *   *   *   *   *   *   *   *


  • Onun dışında günlerime güzellik katmak için yoga yapıyorum. 



  • Satranca devam. Artık insanlara karşı oynuyorum. Bazen yeniliyorum ama alışmaya çalışıyorum. En son ELO puanım 1365. Çoktandır problem çözmüyorum ama. 



  • Hala kitap okuyamıyorum. Özlüyorum kitap okuyabildiğim zamanları. Bir romanın içinde kaybolup zamanı unutmayı çok özledim. 



  • Hayatımın baş referans maddesi denge şu sıralar. Bir şeye çok özendiğimde, mesela bir plaj fotoğrafı, birinin hayatındaki bir başarı, hep genel içindeki yerine yerleştirip tekrar değerlendiriyorum. Mesela o plaja yakın olmak için ödenen bedel ne? Ya da o başarıya ulaşmak için? Yalnızlık mı? Başarısız aile hayatı mı? Herşeyin bir bedeli var. O bedeli hesaba katmadan görünen tablo hep aldatıcı. Benim şu sıralar amacım hayatımda bir denge oluşturmak. Ve bedel o dengenin bozulmasıysa çok da üzerinde durmadan es geçiyorum. Yalnızlık-sosyal hayat, iş-eğlence, entelektüel etkinlik-fiziksel etkinlik. Tabii ki kantarın topuzu kaçıyor bazen. Ama ortada bir kantar var en azından. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder