Salı, Mart 03, 2015

Mart başı uğraşları.

Derin düşüncelerdeyim kaç gündür blog. Birazı içsel değişimlerin sonucu, birazı hala o söyleşinin etkisi.

Satrançta bile yeni bir boyut keşfettim. Çoğunlukla problem çözüyorum. Çok sardığında her gün, ama bir süredir daha seyrek, yine de asgari haftada bir defa sekiz dokuz problem çözüyorum.

İki gece evvel normalde beynimde düz seyreden düşünceler, aniden görmediğim bir virajı aldı. Problemi bir bakışta çözdüm, ah kolaymış bu, ama güzelmiş, sevdim diye düşünürken site "taktik hatalı" diye karar verip puanımı kırdı. Herhalde daha da güzel bir hamle var ama daha güzeli ne olacak, anca mat ediyorsa. Çünkü vezirini aldım lokum gibi, piyon onu koruyormuş gibi görünüyor ama benim vezirimi alamaz çünkü arkasında Şah var, o pozisyonda açmazda kalıyor. Gitti dağ gibi veziri siyahın, b.k yoluna afedersin.

Sonra sitenin çözümüne baktım neymiş diye. Yok. Üzgünüm Leyla. Kesinlikle benim hamlem daha iyi. Ben veziri doğrudan alabilirken, onların önerdiği hamleyle başka yerden şah çekip veziri dolaylı yoldan istiyor. İstiyor ama daha. Bir sonraki hamlede alacak. Hem de alırken fili vereceğini sanıyor. Hatta belki de verecek. Çünkü Şah başka yere giderse piyon açmazdan çıkar ve fili alır.

Demek istediğim, satranca bakışım değişti. Sanırım bir aşama atladım ve çok zevkli bir yere geldim. Görünenin ötesini düşünebilmek. Bariz bir engelin aslında etraflıca düşününce, bazen kaybolduğunu, bazen de bir fırsat olduğunu keşfetmek. Satranca böyle bakınca çok başka bir oyun oluyor. Çok bariz olanı bile sorgulatıyor sana.
- Oraya gidemem.
-Peki, gittiğini düşün? Sonra ne olabilir?
-Onu alamam.
-Aldığını düşün.
- Ah! Alabilirmişim!

Aslında birçok engel kafamızda.

Fakat hala puanım 1300'ü aşamıyor. En azından problem çözerken. Ama devam edeceğim. Sevdim. Bir gün abimin seviyesine gelmek isterim. Ama olur mu acaba?

Bu arada 2015'in üçüncü ayına girdiğimize inanamıyorum.

Ve sanki bu sene her seneden daha evvel insanlar kışın ortasında baharın yaklaştığını söylüyorlar. Sert bir kıştı. Belki ondan. Hava durumundan değilse de.

Bu arada çoktandır duyurmak istediğim ve birincisini bloga o sırada ara verdiğim için duyuramadığım bir yaratıcı yazarlık kursu başlıyor Istanbul'lu yazar adayları için. En beğendiğim yazarlardan Hikmet Hükümenoğlu'nun, bizzat kendisi hayatbilgisi.co aracılığıyla 10 Mart 2015'te başlayacak 28 Nisan 2015'te bitecek, toplamda 8 hafta boyunca, Salı akşamları saat 19:00 ile 21:30 arası yaratıcı yazarlık dersi veriyor. Mekan: Asmalımescit, Beyoğlu, Istanbul. Ayrıntıları şu linkte bulabilirsin.

Yazarlığa ara vermeseydim... Kimbilir ne şahane geçecek dersler. Ve derse gelen insanlar da ne şahanedir. İçimden gidiyor.

Bir de yazarlıkla çok alakasız ama başka bir kurs vardı bir günlük. Zeytinburnu Şifalı Otlar bahçesinin verdiği şifalı otlar yetiştirmek için bir kurs. Tam o karlı güne denk gelmişti. İyi ki yazılmamışım. Bu iş projesinden dolayı yazılmamıştım aslında çok fazla dağılıyorum diye. Ama aklım kaldı.

Diğer yandan coursera'nın bütün kurslarını yarım bıraktım. Yetişemiyorum. Ve nasıl güzel kurslardı anlatamam. Bir tanesi klasik müziğe giriş, bir tanesi şarkı besteleme, bir tanesi gamification denen ve şu an ne olduğunu anlatmaya çok üşendiğim. Klasik müziğin iki haftasını bitirdim. Şarkı bestelemenin ilk videosuna baktım. Gamification'un sayfasına bile uğramadım. Pöf. Neyse nasılsa kayıtlı olduğum için istediğim zaman gidip bakabilirim.

Boyhood'da Ethan Hawke artık büyümüş ve yeni yeni fotoğrafa sarmış oğlu hakkında diyor ki "bir şeye odaklanabildiği için seviniyorum." Çok imrendim. Belki benim de annem-babam odaklanabilmeyi bir erdem olarak kabul etseymiş...

Neyse kazık kadar oldum artık kendim bakıcam ne erdem ne değil.

4 yorum :

  1. bir gün ben de katılacağım şu atölyelere ama bugün değil. önce düzenli bir iş edinmem lazım benim de:)
    ve boyhood'u izlemedim hala. satırarası bir subliminal ile izle deniyor sankim burada.
    pekala boyhood'a karşın elimde sadece gone girl var. uzun bir film. polisye-gerilim severim normalde.ama ve doğrusu ben afleck için katlandım ben. herkes sevmeyebilir. yine de türü sevenler için no problem bir film zannımca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Boyhood'u beğenebilir misin dur bir düşüneyim...Bence Whiplash'tan hallice olacak. Güzel mi? Güzel. İzle istersen. Ama çok da büyük beklentilere girme.
      Gone girl hmm. Polisiye gerilim tadında değilim. Sanırım sonrası için not alacağım.
      Fakat PK'i izledim dün akşam. Sabahtan beri onun hakkında yazayım diyorum ama bir türlü hiç bir şeye "odaklanamıyorum" bugün. Ya da bugünlerde...

      Sil
  2. Çok teşekkür ederim :)
    Önümüzdeki dönemlerde bekleriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim :)
      Şu sıralar uzak benim için, ama çok fena aklım kaldı :)))

      Sil