Perşembe, Mart 19, 2015

Kutlama.

Kutlama modundayım blog.  O yüzden kahvem konyaklı, çikolatam üzümlü-bademli. Kendimce çok büyük işler gördüm iki gündür, ama en çok da bugün. Gözümde nasıl büyümüştü, dağlar taşlar of ki of. Hele ki bir saat içinde hallolur diye bir beklentim dahi yoktu. Kıyafet sorunuyla aynı hafta halletmiş oldum hepsini. Helal olsun bana be. Hala inanasım gelmediği için, ara ara işleri sıraladığım beyaz tahtama bakıp üstünü çizdiğim o işe bakıyorum. Sabah resmen bir işkence maddesi gibiydi. Ya haftanın başı? Sağ kalır mıyım ki diyordum. O derece. Yaptığım yogalar sağolsun.

İşin halledilmiş olması bir kutlama vesilesi tamam, fakat en çok kendime laf anlatabilmem. Telaşımı kontrol altına alabilmem. Kendi sıkıntıma gem vurabilmem. Telaştan sıklaşmaya meyilli adımları yavaşlatabilmem. Şu an geldiğim noktayı sabahtan hayal etmem. Hemen hemen hayal ettiğim kadar kolay oldu. Bir noktada ciddi bir sorun çıkabilirdi, onu da serinkanlı olabildiğim için zamanında fark edip düzelttim. Bir işe başlarken, nasıl olmasını istiyorsan, onu hayalinde canlandırmak çok şey değiştiriyor be blog. Biliyorum bin kere söyledim bunu. Ama bin kere daha söyleyebilirim. Gerçekten beyin bir pusula gibi, koordinatları girince istediğin yere götürüyor seni. Bunu taa yirmi beş sene önce keşfetsem hayat bana nasıl da basitleşirdi. Ki aslında yirmi sene olmuş bunu keşfedeli. Ama bu kadar sık kullanmazdım. Belki de doktor olmuştum beş sene erken keşfetsem. Keşfetmesem belki psikolog da olamayacaktım.

Bir de ne biliyor musun. Bugüne yazmıştım o işi ama hiç ümidim yoktu. Haftanın son gününe bırakmayayım dedim. Bugün hayatta kafamı ve kendimi toparlayamam sanıyordum. Oldu işte. Yaptım. Bitti. Ve daha hafta bitmedi. Geriye sadece evin işleri kaldı. O da basitleri. Ayın sonunda cebelleşmem gereken bir konu daha var gerçi, ama o en azından gözümde kendinden dağ olan bir madde değil.

Mutluyum be blog. Gelecekten güzel beklentilerim var. Çok güzel şeyler olacak sanki.

Ah bir de çok komik. Yarın bir televizyon çekimi için arayacaklar. Ne alaka değil mi? Komik tarafı ben tam hedeflerimi sadeleştirmek adına müziği ertelemişken,, bir arkadaşım bana bir müzik grubu buldu. Eski koro seçmeleri zamanında öğrenmişti müzik sevdamı. Şimdi ona nasıl anlatsam, hedeflerimi sadeleştirdim dün ben diye düşünürken, bugün de bu televizyon çekimi işini bulmuş. Taze haber. Bir saat filan olmadı. Kadınla çok kısa mesajlaştım. Keyifli bir proje olduğu dışında bir bilgim yok. Neyse yarın konuşuruz artık.

Şimdi biraz oyun sonu çalışayım. Çok ama çok pis yeniliyorum. Kahretsin. Şu ana kadar oyun sonu ile ilgili öğrendiğim en sağlam şey oyun sonunda şahı korkak oynatmaman gerektiği. Bir de yenilince dünyamın yıkılmasına gerek olmadığı. Oyun bu bebeğim. Yenile yenile bir gün sen de yenersin. Ne var.


2 yorum :

  1. satranç ile alakalı sitenin ismi neydi acabaa? büyük ihtimalle söylemişsindir diğer yazılarında ama ben hatırlayamadım. nedense birden girip oynamak istedim, yıllardır oynamıyorum. acemileri de kabul ediyorlardır herhalde. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. chesscademy.com 'da da oynayabilirsin ama shredderchess.net daha güzel. Seviyene göre seçebiliyorsun. İndirmekle ödemekle filan uğraşmak istemezsen guest yani misafir olarak oynayabilirsin. (want to try? ın orada play as guest diye düğme var)

      Sil