Cuma, Kasım 28, 2014

Cicoz ve Safir.

Ah Cicoz'um. Dünyadan bihaber Cicoz'um. Henüz kırkı çıkmamış Cicoz'um. Bugün kucağıma aldım doğduğundan beri ilk defa. Öptüm, kokladım. Onu her gördüğümde-ki bu ikinci görüşüm- bir tane de ben yapayım diyorum. Safir'e de öyle olmuştu. Tam gün ben bakana kadar. Bir tane de ben yapayım. Demek ki hala bir gıdım hormon çalışıyor. Son demler artık. Tabii yaşlanmışım Safir'in bebekliğinden bu yana. Bunu nerden çıkardın dersen, kucağıma aldığımda artık yüzünü net göremiyorum. Daha uzak tutmaya da kolumun kısalığı izin vermiyor. Safir'in bebekliğine çok benziyor Cicoz. Onu Safir'den dolayı da seviyorum. Safir'in başka versiyonu olacak diye yani. Safir'in her versiyonu makbul nasılsa bana.

Ah Safir. Seni ne çok seviyorum Safir. Ama biliyorsun sen de bunu.

Bugün sinemaya gittik beraber. Senaryosu dandikimsi bir Tarzan'dı. Ama yine de eğlendik. Sinemaya girişimiz bir olaydı zaten. Filmin başlamasına beş dakika kala gişeden bilet alacağız. Tek koltuk kaldı dedi adam bize. Böyle Amélie'deki gibi oldum. Ne? Tek koltuk mu? Biz bu etkinliği iki gün öncesinden planladık. Ben ta kaç saat önce karşıdan kalkıp geldim. Giyindik kuşandık bir sevinç yola çıktık ve şimdi de yer mi yok? Zaten günün son seansı. S.çtık yani. E ben merdivene otursam çocuğun yanına? Olmaz hanfendi. Olmaz. Peki. Olmazsa olmaz. Ne yapalım. Kös kös geri döndük. Sonra akıllı Safir'im, ben senin kucağına otururdum dedi. Ah. Neden benim aklıma gelmedi ki? Belki olur öyle. Hadi koş. Gidip soralım. Koşa koşa gişeye geri döndük. Bize iki bilet kesin ben çocuğu kucağıma alacağım. Gişedeki adam yüzüme baktı. Siz burada bekleyin ben size yer ayarlayacağım dedi. Hö? Esas mı? İyi hadi bakalım. Bekledik. On saniye sonra, bize yerleri gösterdi. Bakın şurası protokol. Boşsa oraya oturabilirsiniz. Değilse öbür tek koltukta çocuğu kucağınıza alırsınız. Tamam. Ve protokol boştu. Ve biz keyifle izledik.

Sonra çıkışta dayanamadım, "Sana bir bilmece" dedim. Sevindi. "Sor!". "Diyelim ki evine birisini davet ettin. O da geldi. O kişiye ne denir?". "Misafir." Yanlış duydum sandım. "Bir daha söyle bakiim.""Misafir". "Aaaarggggh! Öğrenmişsin!!!!!!" Gururlu gururlu "Öğrendiiiiiiim. Türkçe öğretmenim düzeltti. Önceden hep bi'safir diyordum."

Of be Türkçe öğretmeni. O da kusur kalsaydı. Ben bayılıyordum onun bi'safir demesine.


2 yorum :

  1. Aaa yorum yazmıştım ben buraya ya, yollayamamış mıyım?
    Ne güzel bir küçük sinema macerası olmuş. Yaşasın gişedeki adam!
    Biz de kardeşime sorardık, "Diyelim ki tatile gittik, nerde kalırız?", "Tansiyonda." Çocuk kazık kadar oldu, artık pansiyon diyebiliyor ama biz hala tansiyon diyoruz :) Bi'safiri de yaşatabiliriz küçük Joe'cuğum :)

    YanıtlaSil
  2. Tansiyon da güzelmiş :) Yaşatalım o zaman Fermina'm doğru diyorsun :)

    YanıtlaSil