Çarşamba, Ekim 01, 2014

As beautiful as a dream.

Günler oldukça renkli geçiyor blog. Bir sele kapılmış gibi sürükleniyorum. Hala dümeni ele alamadım. Misal şu an evi toplamam lazım. Fakat ben boylu boyunca koltuğa uzanmış hülyalı hülyalı gülümsüyorum kendime. Sular da kesik. Oh ne güzel bahane.

Sevgili ile ikinci krizi atlattık dün. Bir haftada, evet. Aradığımda Ortaköy'deydi. "Kalk gel, gece çok güzel" dedi. Atladım, gittim buldum onu. Nefis bir boğaz manzarasına karşı, fakat daha da nefis bir başka manzaraya karşı bira içtim. Elini tuttum, sıktım. 

Sonra, oturduğumuz mekan kapatıyordu, hadi dedi işkembeciye gidelim. Hadi gidelim. Atladık, Dolapdere'de, ben içeri adım attığımda benden başka kadının olmadığı, bir işkembeciye girdik. Sabahın biriydi. Büyülü birşeyler vardı havada, özgürlük gibi. Mutluyduk galiba. Ben mutluydum. Barışmıştık. Almanca bir şey söyledi. "Traum" kısmını anladım. Rüya demek. Freud'den biliyorum o kadarını. Bir de "schön"."Rüya gibi güzel" demiş. 

Sonra beni eve bıraktı. Kapının önünde vedalaştık. Ben kapıyı açarken, o uzaklaşıyordu. Gözden kaybolduğunda özlemeye başladım.

4 yorum :

  1. namaste küçük joe:))

    yahu 3 gün ayrıldım neler kaçırmışım...
    sevgili olmuş kavga olmuş barışma olmuş:))

    pek sevindim pek sevindim.
    tamamına erdirsin.

    bu arada apik olabilir mi aceba işkembeci?
    apik deme bana deme deme joe.
    oturur ağlarım o kadar özledim.

    :))

    YanıtlaSil
  2. Namaste Absalom ! Yaaa öyle boşlamayacaksın buraları...Olmaaaz :)))))

    Apik değil işkembeci. Sana kötü bir haberim var lakin. Apik kapanmış. Sevgili ve taksi şöförü yolda konuşurlarken duydum.
    Sen de yaz ara sıra.

    YanıtlaSil
  3. Hiyyyyy ay beni heyecan basıyor,öyle güzel betimlemissin ki geceyi, sanki ordaymisim gibi hissettim, kalbim carpti

    YanıtlaSil