Cumartesi, Eylül 06, 2014

Hamsi.

Bu akşamki keyfimi yazayım sana blog. Sonra dönüp okuyunca güzel oluyor. Aaa doğru o akşam ne güzeldi diye düşünüp seviniyorum.

Hava artık erken kararıyor ya. Şöyle bir iyi tarafı var. Algım hala yaz saatlerinde, dolayısı ile "akşam oldu yemek işini görmem lazım" diye bana itekleme etkisi yaratıyor. Yoksa nefret ediyorum azar azar günlerin kısalmasından.

Av yasağı kalkmış, ben bunu geçen sene balıkçıya sorup öğrendim Nisan-Eylül arası av yasağı varmış, ha işte Ağustos'ta canım balık çekmişti değişiklik olsun diye, sonra yasak henüz diye ertelemiştim. Neyse. Geçen de facebook'ta biri hamsileri koymuş canım çekti.

Bu akşam henüz alışveriş yapmak için çok geç olmadığından her istediğimi çıkıp kısacık zamanda temin ettim. Hamsi, roka, limon ve evin diğer eksikleri. Hatta yarın yaparım diye bostan patlıcanı ve pancar da aldım.

Bizim evde, yani annemlerin evinde, hiç hamsi tava piştiğini hatırlamıyorum. Bilmiyorum belki de bu yüzden hamsi yaptığımda benim için büyük olay oluyor. Sanki sonunda yetişkin olduğumu tasdikleyen bir eylem gibi. Büyüdüm artık, gibi. Hala çok güzel pişiremiyorum ama. Biraz fazla kalıyor galiba yağda. Kuru oluyor. Etli olmuyor. Oysa bir tanıdığım pişirmişti. Öyle lezzetli olmuştu ki. Köfteye değişmezdim o gün. Ki o zamanlar daha da düşmandım balığa.

Neyse işte hamsi pişirdim bu akşam. Yanına roka doğradım. Yağ-limon tuz. Biraz pilav vardı. Afiyetle yedim. Biraz arttı. Ama artık artsa da tabakta kalanı bitirmiyorum. Yarın o artanı ekmeğin arasına koyup, soğan ve rokayla sandviç olarak yiyeceğim.

Sonra mutfağı topladım. Zaten çok dağılmamıştı. On dakikada işim bitti. Bulaşık makinesini boşaltıp yerine kirlileri doldurdum. Sonra Mardin dibek kahvesi ile türk kahvesini karıştırdım. Ve kendime güzel bir kahve yaptım. Kahve ılınırken çöpleri indirdim. Var mı benden mutlusu?

Bugün normalde temizlik günü. Cumartesileri büyük temizliğe ayırdım. Ama dün yapasım geldi, ve yaptım. Böylece bugüne pek bir iş kalmadı. Missss.

Şimdi biraz meyve yıkayıp gene Lost izleyeceğim.

Aşk-meşk meselesi demleniyor kafamda. Ayrışıyor bazı şeyler. Bazı şeylerin bir adım gerisinde durup akıl yoluyla değerlendirebiliyorum artık. Suratıma yapışık yaşadığım bazı şeylerden bahsediyorum. Korkuyormuşum gerçekten, bir erkekle yerleşik düzene geçmekten korkuyormuşum. Yersiz bir korku değilmiş üstelik. Fakat korkunun farkına varınca, sakınarak yaşayacağına bilinçli olarak yaklaşabiliyorsun olaylara. Tüm kapasiteni bu işin hizmetine sokabiliyorsun mesela. Bakalım günler neler getirecek.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder