Çarşamba, Ağustos 06, 2014

Ortaya karışık.

Spor Challenge'ının 4. seviyesini bitirdim. Ama akşam saatinde çıktım yürüyüşüme. Bugün de öyle yapacağım. Öğle saatinde yığılıp kalmaktan korkuyorum. Istanbul'da nem oranı yüzde doksan diyordu televizyon.

Yayıldım yani. Birazdan Deliduman'ı elime alacağım. Keyif diye.

Aslında gündem o kadar berbat ki. Ben ki siyasetten hiç haz etmezdim, uzak duramıyorum. Bütün dünya kazan gibi kaynıyor. Hep mi böyleydi? Yoksa bendeki duyarlılık ayarları mı değişti?

Başbakan Ermenilere hakaret etmiş bugün mesela. Bana vın gelip tırıs geçer. Sanki Ermenilere hakaret etmeyince çok mu makbul bir insandı? Ondan başka ne beklenir ki? Zihniyeti çoktaaan belli. Hani deveye demişler ya boynun neden eğri. O hesap. Ay bir de soykırım için özür dileyen bu aynısı değil miydi Nisan'da? O zaman da onun özür dilemesi vın gelip tırıs geçmişti bak. Herşeyi riya nasılsa. Özür dilese de biiiir, hakaret etse de. Bitmiş o. Bitmiş. Hem de taa ne zaman.

Ama benim güzel insanlarım var. Facebook'umda hem Ermeni hem de Ermeni olmayan arkadaşlarım var. Listemde bu hakareti kınayanlardan ikisi Ermeni geri kalan çoğunluk Ermeni değildi. Yaaa? Yaaa!

Bugün Hiroşima'ya atom bombası atılması yıldönümü. İkinci dünya savaşını sonlandıran bir katliam. Batı'nın deha diye yerlere göklere sığdıramadığı Einstein'ın bir yan ürünü. Bir de Japonlara sormalı Einstein'ı. Bir gün bir japona rastlarsam unutmayayım da sorayım Einstein hakkında ne düşünüyorlar diye. Hitler'i nakavt etmek tamam ama ya onca masum sivil? Japon başbakanı mı, bir devlet büyüğü televizyonda "dünyayı nükleer silahlardan arındırmak bize düşer" demiş. Helal olsun dedim. Ne kadar olgun bir zihniyet. Büyüklük. Başımıza gelen her felakette bu kadar koca yürekli olabilsek.

Diğer yandan, dün okudum, kök hücre konusunda tartışmalı bir makale yayımlayan bir japon araştırmacısı intihar etmiş. Özetle yalan araştırma yayımlamakla itham edilmiş. O da o prestijli araştırma laboratuarında kendini asmış. Annesini babasını düşündüm. Belki hayattalar belki değiller ama çocuklarının ne kadar akıllı, ne kadar çalışkan olduğunu gördüklerinde sonunun böyle olacağı akıllarına gelmiş midir? Aynı kültürün diğer yüzü. Bilmiyorum blog. Üzüldüm özetle.

Aslında ben başka şeylerden bahsedecektim. Benim küçük dünyamdan. Laf başka yere gitmeye karar verdi.

Taşınmadan bahsetmek istiyordum. Belki bir nebze rahatlarım diye. Belki biraz kendime olumlu telkinlerim olur diye. Belki yazarken, düşünürken aklıma gelmeyen bir şeyler gelir diye. Hmff. Neyse artık. Başka sefer.


4 yorum :

  1. Ay doğru diyorsun bak, hakaret etmeyen hali de pek makbul değil adamın. İşte gene de ortalık yerlerde "Yuh!" diyoruz ki normalleşmesin bu nefret dili. Ermeni olmayanların tepkisi daha önemli gibi geliyor bana.
    Taşınma planlarını yazsana hakikaten, çoğumuzun hayali valla. Hep birlikte plan yapardık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Fermina'm. Biliyorum. O yüzden dedim ya "ama benim güzel insanlarım var" diye. Tabii ki Ermeni olmayanların tepkisi daha önemli. Tam da onları kastediyordum "güzel insan" derken.

      Hep birlikte plan yapardık deyince benim yüreğimi hoplatıyorsun. Var mı öyle bir ihtimal? Sizin kalkıp benle aynı kasabaya yerleşme ihtimaliniz? Sevinçten ölürüm gibime geliyor. Düşünsene blogdan tanıştığım ama yürekten çok sevdiğim bir kaç insan da kalkıp gelse oralara! Offfffffff. Hayal bile edemiyorum.

      Sil
    2. Tek gelecek planım bu benim, bahçe mahçe, müstakil ev. Ama elle tutulur bir adım atmış değiliz, senden kopya çeker, ilham alırım diye heyecanlandım. İlk adımda temelli yerleşemesek bile gider geliriz falan, ben nasıl olsa işsizim, oralardan yaparım çeviriyi meviriyi. Dur sana bir boş vakitte başka taraftan yazayım ben durumları şöyle etraflıca.

      Sil
    3. Ah!!!! Şahane olur var ya!!!!! Olsun geçen sene de ben aynen bu durumdaydım. Elle tutulur adımlar hatta oldukça uzağımdaydı. Zaten böylesi daha sağlıklı. Bir senedir belki fazla mesela Bodrum'a taşınmış bir Istanbul'lunun blogunu takip ediyorum. Ne iyi etmişim diyor başka şey demiyor. Öyle öyle insan kafasında bir rota çiziyor. Sonra bir şimşek çakıyor, hadi diyorsun kendine zaman bu zaman.
      Tamam boş vaktinde yaz, dört gözle bekliyorum.

      Sil