Salı, Temmuz 15, 2014

Haberlerin formatları değişmeli mi?

Televizyonda NHK kanalını açtım. İngilizce yayın yapan japon televizyonu. Kendine has bir tarzı var. Ne zaman açsam, ya tasarım ya zanaat yapan bir adam oluyor. Konuşmalar ve ritm hep sakin. Bizim televizyonlarda ne var? Cengiz Kurtoğlu adamın biriyle gömleğine tavla oynuyor. Etrafında da onları seyreden bir sürü boşta gezen. Diğer kanallar haber gösteriyor. Kongo ve Uganda'daki çocuk askerler. İsrail-Filistin savaşı.

Bir süredir uykuya dalmadan önce olumsuz duygulardan sıyrılmaya çalışıyorum. O gün ne yaşamış olursam olayım, geçmişimden kime kızmış olursam olayım, bütün olumsuzlukları bir kenara süpürüp güzel hayaller kurmaya çalışıyorum. Ulaşmak istediklerime ulaştığımı hayal ediyorum. Nasıl hissedeceğimi kestirmeye çalışıyorum. Sonra, ne olduğunu anlamadan gözümü açıyorum ki sabah olmuş. Abuk subuk bulduğum bir sürü şehir efsanesi var beslenmekle ilgili. Bunlardan biri de olumsuz duyguların vücut asit baz dengesini olumsuz yönde etkilediği. Asit baz dengesini bilemem ama olumsuz duyguların bünyeme iyi gelmediği fikri aklıma yatıyor. Ne de olsa bir çeşit stres. O zaman daha büyük ölçekte,
bütün bu olumsuz haberlerin toplum üstündeki etkisi ne? Pek hoş olmasa gerek. E o zaman görmezden mi gelelim çocuk askerleri? Hayır. Ama hiç mi iyi işler yapan insanlar yok? Çözüm bulan ya da buna uğraşan insanlara da odaklansa haberler, dünya çok farklı bir yer olmaz mıydı? Mesela her olumsuz haberin arkasından bunun çözülmesi için neler yapıldığının haberinin getirtilmesi gibi zorunlu bir format oturtulsa?

Çözüm odaklı olmak. Çözümü istemek. Bazen istediğini sanıyor çünkü insan. Bana çok oluyor. Çözümü bildiğim ve elimden geldiği halde anlamsızca direnirken yakalıyorum kendimi.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder