Pazartesi, Temmuz 28, 2014

Dondurmam gaymak ( devam )

Bir işi erteleyip durdukça ruhunda kartopu misali kendi kendine hacmi artıyor. Onun yerine daha zor işleri yapıyorsun da gün sonunda o işi gene ertelemiş oluyorsun ya...Ertesi gün aynı iş sana on misli daha zor geliyor. Neyse sonunda hallettim. Kendimi bir koşu Everest'e tırmanıp gelmiş gibi hissediyorum.

Ev işlerini bir kenara bırakırsak, kendimi dondurma imalatına vermiş durumdayım. Keçi sütlü dondurmam on numara oldu, diyebilirim ki çikolatalı bailey's 'li dondurmamı geçti. Maraş'taki hakiki Maraş dondurmasını egale etti (Istanbul'da yediğimiz göya Maraş dondurması ile alakası yok). Ben yaptım diye demiyorum, bak. Yarın büyük jürinin huzuruna çıkacak. Yani annemi çağırdım sırf bunu tatsın diye.

Bugün böğürtlenli dondurma yaptım. Bu gece dondurucuda donacak. Çırpma faslı bitti. Şimdilik umut vaat ediyor. Ama diğerlerinin eline su dökemez. Neyse son kararı yarın yedikten sonra vereceğim.

Maraş'ın hakiki dondurmasını egale ettiğime göre geriye Kınalı'daki vişneli kaldı. Kaynatıyor muydu yoksa adam onu şekerle? Sonra da yumurta akı? Ya da sırf öyle yumurtasız? Deneme yanılma yöntemiyle gitmenin en pis yanı yanılması. Az miktarda yapsam? Nasılsa amaç formülü tutturmak. Zaten kaplar bitti. Sadece küçükler kaldı.

Şuraya eskiden çektiğim çikolatalının resmini koyayım. Nasılsa Ramazan bitti.


2 yorum :

  1. Ama olmuyor küçük Joe, bu defa Ankara'ya gelirken dondurma isteyeceğiz yolda eriyecek :) Valla tebrikler, hayatta cesaret edemeyeceğim bir girişimdir dondurma yapmak, hem de Maraş olanından, ellerine sağlık, bileğine kuvvet :)
    Kafamda küçük de olsa ağustos sonu bir İstanbul planı var gibi, umarım gerçek olur. Olursa pek şükela olacak. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. :)))) Buradan Ankara'ya biraz zor gider de Istanbul'a bizi görmeye gelenlere memnuniyetle ikram edilir. Ne güzel demek Ağustos'ta toplaşıcaz gene. Benden de sevgiler.

    YanıtlaSil