Pazar, Haziran 29, 2014

Verimli günler, keyifli günler.

Pazar di mi bugün? Pazar, evet. Ay ne kabus bir haftaydı. Bütün planladığım işler planladığımdan beş kat uzun sürdü ve sürmeye devam ediyor. Sürüm sürüm sürünüyorlar. Hem uzuyorlar hem de her şey kafamdakinden bin kat daha zahmetli. Ayhhhh. Yeter! Zaten buraya işlerden kaçmaya gelmiştim. Kaçıp da onlardan bahsetmek kaçmak olmuyor.

Bugün verimli günler adına yeni bir uygulamaya geçtim. İnternetteki ölü zamanı asgaride tutmak. Ölü zamandan kastım, mesela günde bin defa blog istatistiklerine bakmak. Ya da bin defa facebook'a girmek, gibi. Önce ölü zamanın tanımını çıkardım. Sonra da hepsine bir sınır koydum. Mesela günde üç defa, ama on dakikadan uzun sürmeyecek. Çünkü boş boş dalıp gidiyorum ben, baktıktan sonra. Blog yazmak ve blogları okumak, günün en önemli işi yapıldıktan sonra ödül olacak. Gibi. Fena değil valla. Şimdilik iyi gidiyor. Belki de o yüzden o kadar yoruluyorum. Hem daha erken kalkıp, hem de daha çok iş görüyorum.

Ah! iş görmek deyince aklıma geldi. Şahane bir lifehack buldum! Bu keşfimi insanlıkla paylaşmazsam gözüm açık giderim. :P :P :P Şimdi her hafta ocağın üstünü temizliyorum ya. Üstüne bir kolaylık bulmuştum daha önce paylaşmıştım. Mr. Muscle'ı dört kere sıkınca ve ovunca ayna gibi oluyordu. Ama demirler zor geliyordu. Yıkarken evyeye sığmaz. Sığsa durulaması çok zor. Şimdi ona acaip kolaylık buldum. Aldığım gibi bulaşık makinesine koyuyorum. Enine koyunca sığıyor. Biri alt sepete, bir üst sepete diğer bulaşıkların üstünde. Kenardaki lastikleri de çatal bıçak sepetine atıyorum. Ayrıca çevirme düğmelerini de söküp üst sepete koyuyorum. Hepsi birden tertemiz, pirüpak çıkıyorlar. Sadece bulaşık makinesini 70 derecede çalıştırıyorum. Oldu bitti. Belki normal derecede de temizler daha hiç denemedim. Bir blogda okudum. Çevirme düğmeleri ve lastikleri ben akıl ettim sadece.

Gene ev işi ya. Uff ne sıkıcı bir insan oldum ben.

Yoga matını diktim nihayet. Tabii ki bitmedi. Kenarlarını düzeltmem gerek. Ama şu an halının üstünde ve kullanıma hazır. Artık yogama dönebileceğim. Fakat tavsiye etmiyorum. Yoga matını kendi imal etmek akıl karı değil. Ne daha hesaplı, ne daha işlevsel. Bir de üstüne zamanını alıyor.

Günler hala uzun ya...Çok hoşuma gidiyor. Sanki hiçbir sene bu kadar keyfini sürmemiştim.

Bu akşam bir belgesel mi koysam kendime. Ya da şöyle esaslı bir film. Ödüllü mödüllü. Çoktandır izlemiyorum. En son Kış Uykusu'nu izlemiştim. Biraz da Bella'nın doğumgünüm için hediye getirdiği kitaba baksam. Malafa'yı da yarım bıraktım bak. Halim yoktu ki. Evet. Şöyle biraz keyifli birşeyler lazım. Evet evet. Bu akşam biraz keyif akşamı olsun. Bisikletli bir filmin ilanı vardı elimde kalmış bir gazetede. Onu izleyeyim haydi. Ya da zevkli bir belgesel bulabilirsem. Belki de önce biri sonra öbürü.

6 yorum :

  1. blogun istatistiklerine bakma kısmını ben gerçekten abartıyorum bazen ya. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de mi brütüs! Ne fena ama. Halbüki günde iki defa bak bitsin gitsin. Hadi üç olsun. Sanki ne olacaksa.

      Sil
  2. bisikletli filmi izledin ve izlenmeye değer bulduysan söyler misin ne olduğunu ((:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzleyemedim ki! Sebebini söylesem yerlere yatarsın. Televizyonun kumandası yokoldu. Aradım taradım yok. Mutlaka kıyafet yığınlarının altından bir yerden çıkacak. Ama bugün de çıkmadı. Televizyonu ancak açıp kapatabiliyorum ama bilgisayara bağlayamıyorum. Bakma gülerek anlattığıma, dün gece sinirden çatlayacaktım. Sonra kendimi sakinleştirdim.

      Sil
  3. onca yorgunluğun üzerine kötü olmuş çok. bu kumanda kaybolması bizim evde çok yaşanıyor o anki sinirini çok iyi anlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buldum bugün. Koltukla minderin kenarına sıkışmış. Halbuki baktım oraya sanmıştım. En kötüsü benden başka arayacak kimse yok evde. Ben bulursam bulunur. Bu akşam izlerim filmi yazarım sonra bir postta.

      Sil