Çarşamba, Haziran 18, 2014

Parayla saadet: demek ki bazen olurmuş.

Konforun dibine vurmuş gibi hissediyorum kendimi. Neymiş? Mutfağa s.kindirik bir doğrayıcı aldım ayıptır söylemesi. Tüketim toplumunun bir parçasıyım işte eninde sonunda, kahretmesin. Yeni bir aletle mutlu oluyorum. Ama maydanozları çok güzel doğruyor. Üç basışta. Tabii maydanozları öyle doğradığını görünce taze naneleri de attım içine. Sonra bakalım yeşil soğanları ne şekle sokuyor dedim. Onlar da fena olmadı. Turşulara varıncaya kadar kısırın bütün doğramalı kesmeli işlerini ona yaptırdım. Galiba bütün yaz kısır yiyeceğim. Benim eski kısırdan on kat daha lezzetli oldu. Bütün malzemeler, irmikle aynı boyda çünkü hemen hemen. O maydanozların kenarları kılçık gibi boğazıma filan yapışmıyor mesela.

Mutfağa elimden geldiğince alet almamaya çalışıyorum ilke olarak. Bu doğrayıcıyı almamak için yıllarca mücadele verdim. Evet en sonunda yenildim. Bir ara zeytinyağlı dolma işine girişmeliyim. Bizim usül sarmada soğanı çok pirinci az olur. O soğanlar artık doğranabilir.

İşin fena yanı, iş doğrayıcı ile kalmadı. Konfor tatlı geldi. Ah nasıl tatlı geldi hem de. Daha daha konfor istedi canım. Kılıfı da "ama böyle çok zor oluyor". Bu sefer işler büyüdü. Bana bir çamaşır kurutma makinesi lazım. Lazım değil, bu eve şart. Bak kışlıkları hala kaldıramadım. Çünkü çarşaflardan, günlük çamaşırlardan sıra gelmiyor bir türlü onları yıkayıp kaldırmaya. Geçen sene nasıl yaptıysam? Doğrayıcıyı alırken daha kurutucuyu kesiyordum dükkanda. Herşey tamam fakat koyacak yer yok. Neyse ona da bir çözüm bulundu. Ve kafaya koyduğum gibi, bugün gittim aldım. Yarın getiriyorlar. Mutlu muyum peki? Evet, kahretmesin, çok mutluyum. Üç gün boyunca elime ne geçerse yıkayacağım galiba.

*********

Konfor demişken, sadece evişlerini kolaylaştıran aletler değil. Mesela evde hazır yiyecek içecek birşeylerin bulunması. Kısır yaptım tamam, muhallebi de yaptım. Ve bir de soğuk içecek repertuarımın biraz genişlemeye ihtiyacı vardı. Naneli limonata ve frape bir yere kadar. Ayran da tamam. Ama böyle hafif, buz gibi, midemi yormayan bir içecek gerek. Buzlu çay? Bir denemelik yaptım. Ilıkken tadına baktım. Bir naneye benzemedi. Fakat dolapta beklediğinin ertesi günü...Sanki Afrika'ya safari yapmaya gitmişim de, bütün gün tepeme güneş vurmuş, nefes alınacak hava yok fakat ben otelde buz gibi dipsiz bir havuz bulmuş kendimi içine atmışım gibi hissettim. Tek sorun buzlu çayın çok bereketsiz olması. Benim bardakların boyu büyük, iki bardak kadar. Dolayısı ile bir litrelik şişeden iki bardak ancak çıkıyor. Öyle çıkar çıkar bütün gün iç, yok. Mecbur gene yaptım. Bundan sonra iki şişe yapayım. Bu sefer içine melisa ve tarçın atmadım. Bakalım nasıl olacak. Kesin daha güzel bir tarif vardır bir yerlerde. Ama kimbilir ne zaman bulurum.


4 yorum :

  1. yahu şu buzlu çayı tarif edişine bittim! tam benlik abartıp 5 litre yapıp gün boyu ders çalışırken içerim artık! eline sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tam öylelik günde beş litre içmelik. :D

      Sil
  2. Gene çıktı karşıma Refika! :) Ben de deneyeceğim buzlu çayı, o melisa her ne ise gidip ondan da alacağım.
    Ben de böyle "ehhh yeter!" deyip bir blender aldım geçen sene, arada tozunu alıyorum. Buz muz da kırıyormuş ama insanın hiç mi eli gitmez yahu, kaldı bir köşede. Buzlu çaya buz kırayım bari. Şu çok pahalı KitchenAid mutfak robotlarına bakıp duruyorum, o kadar para vermeye cesaret edemiyorum. Makarna yapma aparatı falan da varmış, heyecanlanıyorum bir yandan. Dün gece kombimiz bozuldu, tamirci bekliyorum şimdi. Kombinin 2. Dünya Savaşı'nı falan görmüş geçirmiş olduğunu düşünecek olursak, herhalde makarnalar bekleyecek, yeni bir kombi alacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blender'da en iyi ayran yapılıyor bak: yoğurdunu, suyunu, tuzunu koy, bir bütün salatalık, birkaç nane yaprağı at. Bir çalıştır, hepsi ayran olsun, sonra iki tane buz at içine, bir bardak için, o buzları kır. Kar gibi olsun. Ben geçende yaptım. Tek problem ayran çok fena şişiriyor midemi.

      Makarna aparatı çok yer kaplar sanki ya. Zaten hamurunu yoğurduktan sonra kesmesi basit. İnce oklavayla düzleştiriyorsun sonra hamuru rulo yapıp kenarlarından bıçakla tagliatelle gibi 0.5 cm aralıkla kesiyorsun, sonra açıyorsun. Bir dakika bile sürmüyor kesmesi. Bak alfredo sos etiketime tıkla, anlatmışım.

      Sil