Cumartesi, Mayıs 10, 2014

Poğaça

Bu ay çok kötü beslendim. Yani haddinden çok fazla beyaz şeker. Beyaz un. Yoğurt ve balık hak getire. Keza ciğer ve ıspanak. Keten tohumu sıfıra yakın. Böyle olunca bünye hemen sinyal vermeye başlıyor. Mesela herhangi bir kararı verip uygulamak zul oluyor. Yerimden kalkana kadar akşam oluyor. Moralim bozulmaya çok müsait oluyor ve adet öncesi sendromu beş yüz kat filan ağır geçiyor. Kilolar da alıp başını gidiyor. Berbat yani.

Evimin yakınında bir tane şahane bir pastane ve bir tane Uniş fırını var. Uniş fırını evden taş çatlasın otuz adım filan uzakta. Aynı uzaklıkta bir de bakkal var ekmek alabileceğim. Hani Unişin çeşitli ekmeklerini beğenmezsem. Civardaki marketleri hiç saymıyorum. Var da var yani. Evde ekmek bitmişti. Ve dün üşensem de dışarı çıkıp pastaneden poğaça aldım. Ekmeği de akşama alırım dedim ve kaldı. Bu sabah gene aynı tablo. Ekmek yok. Ve hayır üstümü giyinip o soğuk ve nemli havayı burnumun ucunda ve iliklerimde hissetmek istemiyorum. Kendim yaparım ki poğaçayı dedim. Ne kadar uzun sürebilir? Ekmek mayasıyla değil de kabartma tozuyla yaparım. Netten kolay bir tarif buldum. Ölçüleri yarıya indirdim. Sekiz iri poğaça çıktı. Hamuru hazırlaması üç beş dakika, içi hazırlayıp doldurması 15 dakika sürdü. Fırına verdim. Ve çayı demlemeye koyuldum. Dışarı çıkıp gelmem giyinmesiyle beraber hemen hemen aynı süreye gelecekti.


Ne iyi yapmışım! Sekiz tane poğaça bir insanı bu kadar mı mutlu eder? Bütün betliğimi aldı. Blog yazdığım ilk zamanlarda takip ettiğim bloggerlardan biri ingilizcedeki baking ve cooking arasındaki anlam farkına dikkat çekmişti. Baking fırında, cooking ocakta pişirilen yemekler için. Sanırım fırında pişirilen yemekler beni anlamadığım bir sebepten daha mutlu ediyor. Belki başında durmam ve birşey yapmam gerekmediği için. Hazırlayana kadar harala gürele çalışıyorsun. Sonra görevini fırına devrediyorsun, bir şey yapman gerekmiyor. Çamaşır makinesini çalıştırmak da benzer bir doyum sağlıyor. Sonra ıslak çamaşırları asması var tabii ama.

PMS dönemindeyim ve dibi bulana kadar daha da kötü olmam gerekirken bu poğaçalar çarkı tersine çevirebildi. Şimdi mesela içimden kitap okumak geliyor. Güzel bir kitap. B.'dan ödünç aldığım ve ikinci bir şans vermek istediğim Sezgin Kaymaz var elimde. En az bir aydır bende. Onu okuyabilirim. 

6 yorum :

  1. Poğaçalar aynen annemin, ananeminkiler gibi görünüyor, eminim tadı da aynıdır, ellerine sağlık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke yakın olsan da çaya gelsen. Bak hala fırında bir tane kaldı :)

      Sil
  2. Kokusu burnuma geldi poğaçaların :) Şahane terapi yöntemi!

    YanıtlaSil
  3. Sezgin Kaymaz'ın hangi kitabı?
    ve poğaçalar göründüğü kadar güzel olmuş mu? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))) Uzunharmanlar'da davetsiz bir misafir.
      Yalan olmasın, aman da ne şahane poğaça ayıldım da bayıldım diyemeyeceğim. Ama poğaça gibi mi? Evet. Uniş'inkiler mi bunlar mı? Bunlar. İştah açıcı görünüyorlar ama değil mi? ;)

      Sil