Perşembe, Mayıs 08, 2014

Belgesel günleri.

Sabah uyandığımda elektrikler kesikti. Dolayısı ile internetsiz, müziksiz ve en önemlisi de çaysız kaldım. Yani dımdızlak. Başladım beklemeye. Sonra içimden bir ses apartmanın elektriğini kontrol etmemi söyledi. Dairenin kapısını açtığımda sahanlığın ışığı pırıl pırıl parlıyor ve asansör çalışıyor durumdaydı. Yani sadece benim dairemin elektriği kesikti. Sigortamı hiç de inanmadan kontrol ettim. Sigorta tamam. O zaman tek bir ihtimal kalıyordu. Elektriğimi kesmişti elektrik idaresi. Her faturada beliren bir tane atlanmış fatura yüzünden olmalıydı. Kaç aydır ihmal etmiştim. Girişe inip kontrol ettim. Evet bir kabloyu sökmüşler adeta gözüme sokarcasına sayacın dışına bükmüşlerdi. Çok canım sıkıldı. Ama çok. Gereğinden çok. Bunu farkedince, kendi kendime laf anlatmaya koyuldum. Bu kadar da büyük bir dert değil bu, dedim. Elektrik idaresi çok da uzak değil. Gideceksin, sıraya gireceksin, paranı yatıracaksın. Ve o kadar. Üç işlem. Sonra bitecek. Bunun için sıkılmaya değmez.

Aslında ilk önce bir yerde kahvaltı etmekti niyetim. Güzel bir çay içmeden gün başlamış olmuyor sanki. Ama otobüs resmen ayağıma gelince hemen bindim. On dakikada elektrik idaresindeydim. Sora soruştura doğru yerde sıraya girdim. Yirmi dakika sıra bekledim. İki dakikada işim bitti. Oh. Şükür. Hemen açsalar keşke...Memur kız acil diye not düşmüş ama kimbilir ne zaman açılacak.

Oradan çıkıp kahvaltılık bir yer aradım. Geçen yaz, boğazımdaki kistin varlığı saptanacakken gene aç karnıma sokaklara dökülmüştüm. Teşhis konmasını beklerken gidip nerede karnımı doyurduysam oraya gittim. Çay berbattı. Ama karnım doydu. Mutlu mesut yürüye yürüye eve yollandım. Karnım toktu ya eve gidip elektriğin bağlanmasını beklemek istemiyordum. Şansıma, Radyoevinin oradan geçerken, belgesel günlerinin ilk gününe denk geldiğimi anladım. Evde kös kös elektrik bekleyeceğime girer belgesel izlerim! Oh! Mis! Karnımı da doyurmuşum. İçeri girip iki tane belgesel izledim. Biri Yağmur yapanlar, diğeri Şangay'da zaman akarken.


Eve geldiğimde elektrik bağlanmıştı, elektrik kesilmese kesin kaçıracağım belgesel günleri de yanıma kar kalmıştı.

Son gittiğim tatilde çok gözlemledim. Bazı insanlar herşeyden şikayet etmeyi marifet sanıyor. Hayata biraz da güzel bakmalı.Tersliklere de gereğinden fazla sıkılmamalı. Bazı terslikleri büyütüyorum ben bazen. Bugün kötü başladı ama iyi idare ettim. Ölesiye nefret ettiğim bir şey olan evden kahvaltı etmeden çıkmayı, dışarıda kendi istediğim yerde kahvaltıya çevirdim. Ve hayat tam da bu değil mi? Elindekini iyi idare etmek. Bunu hep aklımda tutmalıyım.

*Not: Belgesel günleri: ayın 12'sine kadar devam ediyor. Katılım ve programlar ücretsiz. Gösterim yerleri: Notre Dame de Sion lisesi ve TRT Radyoevi.

6 yorum :

  1. Fermina soylemisti,buldum okudum,limon cekirdegi ektim. Sanirim cok yakiniz, harbiye cayiri celal öker sokagin oralarda toprakli plastik siseler gorursen o benimdir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaaaa !!!!!! Çok duygulanıyorum!!!!! Günümü taçlandırdın inan ki. Böyle bir şeye aracı olmak beni o kadar mutlu ediyor ki. Demek ki diyorum kendime insanlar yöntemini bilse dağ taş ağaç olacak. Ve evet çok yakınız sanırım. Google maps ten baktım da 500 m filan olabilir aramızda. :))))

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Belgesel günleri mi? :) İyi seyirler o zaman.

      Sil
  3. üzülme yaaaa...
    kışın istanbuldayım gelirim ben :)

    YanıtlaSil