Pazar, Nisan 06, 2014

Yoğun çalışmak.

Günler haldır haldır çalışarak geçiyor. Bugün özellikle yoğundum. Roman için bir önçalışma belirledim. Onu yapmaya çalışıyorum. Diğer yandan ev işi ve yürüyüş sonrası da yoga yaptım. En sevdiğim, yürüyüşün üzerinden yoga yapıp iyice pamuk gibi olmak, onun üstünden de sıcak suların içine girip duş almak. En büyük keyfim. Sonra tertemiz kıyafetler giyip mis gibi parfümler sıkmak. Sonra da hazır yemeğin önüne oturmak.

Film festivali başlıyor. Ben bu sene bilet almadım. Geçen senenin favori filmleri olan Lizbon'a gece treni ve Before Midnight'ı evde izledim mesela. O kadar da bayılmadım. Festivalde o filmleri izlemek için yırtınacaktım fakat yırtındığıma değmeyecekti. Bu senenin kitapçığı bile yok. Hiç ilgilenmedim. Bütün sene film festivaliydi benim açımdan. Belki de ondan. 

Sezgin Kaymaz'ı geçtim. Pancol'a başladım. Ama çok okuyamıyorum. Bir kitabın başına oturup elimden düşürmeden saatlerce içine daldığım zamanları o kadar özlüyorum ki. Mesela Esrarengiz Ada öyle bir kitaptı benim için. Ergenken okuduğum çoğu kitap. Belki de ruh haliyle ilintilidir. 

M. televizyona çıkmış gene. Ne yaptım ettim o programı buldum netten. Oturdum seyrettim. Onun hayatında o kadar yokum ki. Ben kiiiiim, M. kim. Hayatında kesip attığı bir tırnak ucundan farkım yok. Bunu gördüm televizyonumun ekranında. Acı mıydı dersen? Eh işte. 

Yoruldum be blog. Gidip yatmaya hazırlanayım. İyi geceler küçük Joe.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder