Cumartesi, Nisan 12, 2014

Günlük hayat ve Güzel şeyler oluyor mimi.

İşte haftasonu geldi çattı. Mesai ile çalışanlar için tabii ki Cuma'nın anlamı daha farklı. Benim için oldukça verimli geçmiş bir haftanın sonu demek şu anda. Belki Cumartesi-Pazar ara veririm. Diğer mecburiyetleri tamamlarım. Ev işleri gibi. Alışveriş gibi. Belki kek filan yaparım. Hafta içi yapamadım. Yazıya ve yogaya öncelik verdiğim için.

Öncelik vermeme değdi mi peki diye sorarsanız. Değdi. Demin mesela kalktım kendime neskafe koydum sütlü. Kalkarken ve hareket ederken kaslarım belimi daha sıkı tutuyor gibi sanki. Pazar günü hariç sanırım yogayı hiç aksatmadım. Yürüyüşü aksattım da. Yogayı değil.

Yazıya gelirsek. Romanın omurgasını oluşturabilecek iki soru kümesi çıktı ortaya bugün. İki romanlık malzeme. Tabii bunlar hop diye sinopsise dönüşecek değil kendiliğinden fakat sanki hareket alanım genişledi. Karakterler için beyin fırtınası yaparken daha zahmetsiz gelişiyor fikirler. Küçük farklılıklar. En azından doğru yoldayım onu biliyorum. Ya da şöyle: yol uzun ve yorucu, fakat ucu istediğim yere varıyor. Bundan eminim. Zahmetine katlanırsam istediğim yere varırım. (Bazen bu kadar emin olabiliyorum kendimden :) )

Sevgili Cerenmus beni mimlemiş. Güzel şeyler mimi. Mimi şu resimle yanıtlıyorum:

Mor salkım hem o baygın tatlımsı kokusu hem görüntüsü hem de baharı müjdelemesiyle yoluma çıkan en mutluluk verici şeylerden biri. Bana okulumu dolayısı ile çocukluğumu ve ilkgençliğimi de yoğun olarak çağrıştırıyor. Mor salkımlar pıtırak gibi döküldüğünde okulun bahçesinin demirlerinden, okul yılının bitmesine az kaldı demekti. Yaz tatili burnunun ucunu göstermiş olur, belki sınavlar hafiflemez fakat üstümüz başımız hafiflerdi. Paltoları atardık. Bahçenin havası değişirdi. Daha kalabalık olurdu.Yerlere serilirdik. Sanki okuldaki insanlar bile daha sıcak davranırdı. Okul gezisi oldu mu o mevsimde olurdu. Paskalya tatili için geri sayım başlamış olurdu.

Bu arada, bu mim sayesinde alakasız sandığım iki kişinin tanıştığını öğrendim. Absalom ve Cerenmus. Ve Cerenmus'un takip ettiği diğer blogları da merak ediyordum. Bu sayede bu merakım da giderildi.

Birkaç güne kadar en sevdiğim yazarlardan biriyle *exclusive* bir mini-röportaj yayınlayacağım. Evet. Başka yerde yok. Sadece İyi geceler küçük Joe'da. Beni izlemeye devam edin.


4 yorum :

  1. Sevgili küçük joe, bugün beni çok sevindirdin,yorumunla sanki beni itekledin,istediğim ama çekindiğim o yolda...yazı yazmayı seviyormuyum becerebiliyor muyum bilmiyorum,ama çok korktuğumu biliyorum,yazı benim için yakışıklı,çok çok yakışıklı bir adam gibi:) ve bu adam beni beğenmez diye ön fikirliyim yanına yanaşamıyorum bile...ben çok çirkinim...güvensizim... beni çok mutlu ettin...ne güzel bir şeymiş durduk yerde birisinin hiç tanımadığın birisinin mutlu etmesi....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ayşe, o yoldan kesinlikle çekinme. Adem isimli anlatın son derece başarılı. Okuduğum diğer anılı yazında da yakaladığın ayrıntılar değme edebiyatçıların bana hissettirdiklerini hissettirdi. Hiç şüphem yok. Adem de içerik de çok edebi bana göre, anlatımın yanısıra. Cesaret ister öyle bir hikayeyi anlatmak. Kıskanamıyorum. Ötesinde çünkü. O kadar güzel. Saf edebiyat.

      Sil
  2. Ooo çok güzel bu mor salkımlar :) Sefalar getirdin Küçük Joe!

    YanıtlaSil