Perşembe, Ocak 02, 2014

Bir harmanım bu akşam.

  Bugün yeni yılın eskimeye başladığı gün. İlk günün iyi dileklerden dumanlanmış kafası, gıpgıcırlığı, fiyongu, fiyakası yok. Çok başarılı bir ağabeyin kafası basmayan kardeşi gibi boynu bükük gelir bana Ocak'ın ikinci günü. Belki de o yüzden ona duyduğum bu şefkat, bu iyi niyet.
                                               ***---***---***
Sonlarla, bitişlerle pek aram yoktur. Yılın son dakikaları da beni çaresiz bir strese sokar. "Yedi dakika sonra bu yılı deviriyoruz." diye düşünmek mesela. Beni çok çaresiz hissettirir.
                                               ***---***---***
Hayal Kahvem, Murathan Mungan'dan bir alıntı yapmış: "takvimlerle ilgisi yoktur değişimin mevsimlerinin". İşte sırf bu yüzden hiç Pazartesi diyete başlamışlığım olmamıştır benim. Aslında çok az diyet yapmışlığım var. Onu da hesaba katmalı.
                                              ***---***---***
Son yazıdan sonra moral grafiğim sağlam iniş çıkışlar gösterdi. Önce ağır ağır çıktı. Geçen seneki iyimserliği yakaladığımı sandım. Sonra, sevdiğim adamı görmeye gittim yılın son günü. Beş paralık etti beni. Hani birisine çiçeklerle gidersin de onları yere atıp üstünde tepinir ya hiç sebep yokken. Öyle gibi bir şeydi. Oradan çıktım. B. ile randevulaşmıştık. Öyle olmasaydı daha sert dibe vuracaktım kesin. İyi geldi B. ile dertleşmek. Sonra eve gidip zırıl zırıl ağladım ama olsun. Bu sefer son. Eylül'de ilk şokumu yaşamıştım. Ama o zaman bile telefonunu panomdan ve cebimden silmemiştim. Artık sildim. Bu saçma sapan "ilişki" bile olmayan şey bitecek artık. Bilgisayarın arka planında gereksizce çalışıp yoran bir program gibiydi.
                                             ***---***---***
Kaç gündür kafayı Lamy dolmakaleme takmıştım. Kaç çeşit kalem aldım. Pilot'u gtec' i .4'ü. Hiçbiri Bic'in atılan dolmakalemi gibi yazmıyor. Ama mürekkebi bitecek onun. Atılan kaleme mürekkep doldurmayı da buldum netten ama onun boyuna göre şırınga lazım. O da yok. O yüzden Lamy dolmakaleme çevirdim dümeni. Sarı nurtopu gibi bir Safari boldum var şimdi. Mutlu muyum peki? Çok!

Birkaç gün sonra iyimserliğim geri gelecek gibi sanki. Öyle bir his. Haydin bakalım yaşayıp görelim.






4 yorum :

  1. çok eskiden,"götürdüğüm çiçeklerimi yere atıp üstünde tepinecek cürette" pek çok adama aşık olmuştum...paramparça olmuş kalbimin yaralarını hep kendim sarardım evimin güvenli sıcağında...sonra öyle oldu ki o paramparça aşklar sayesinde yüz metre öteden tanıdım adamımı vakti geldiğinde :)

    küçük Joe,sana öyle bir aşk diliyorum şimdi can-ı gönülden...

    kırık bi kalbin acısını çoooook iyi bilirim çünkü...yaşarken her ne kadar "acımadı ki!!!" diye haykırıp dursam da...

    :I

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Delikız, iyi geldi yorumun, içten dileğin. Belki bir gün ben de uzaktan gördüğümde işte budur diyebilirim. Şu an bana çok uzak bir ihtimal gibi duruyor ama kimbilir belki bir gün...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoyrat sevdaları olmalı insanın...durulduğunda fırtınaları,anmalık gururduyuşlarla coşan eski denizciler misali...AŞK deyip duruyoruz ya aslında tam da tanımı bu: birine,karşılığında ne yapacağını bilmeksizin duyulan ve karşıkonulamayan hisler...yani aslolanı yaşıyorsun ne güzel...

      herşey sırayla derler ya hep eskiler,toyken bana ohoooooooo dedirtirdi böyle babaanne sözleri :)...yaş almanın en güzel tarafı" ohooooo" dediklerini ANLAMAK sıra sıra...

      herşey sırayla sahi...güzelliği orda...emin ol başucunda bulacaksın zamanı geldiğinde küçük Joe...

      ben eminim :)

      Sil
    2. Sevgili Delikız, benim duygularım sapına kadar hakiki aşk bundan hiç şüphem yok. Canımı acıtan, karşılığı varmış gibi yapılıp, beni alıştırıp, sonradan beni maymun etmesi. Belki karşılığı da vardı başlarda hatta bu Ağustos sonunda bile vardı. Ama eyleme geçemeyeceğini biliyorsan, bir insanın aşkını alevlendirmezsin. Ve eğer karşılığı yoksa, diyelim yok, karşındakini rencide etmeden bunu ona uygun bir dille söylersin, o da kendi hayatını yaşar. Yaptığı nereden baksan saçma.
      Herşey sırayla, umarım. Ben de artık pek toy sayılacak yaşta değilim ama, demek ki bir toyluk kalmış ki basmışım bu yaş tahtaya.
      Sevgiler :)

      Sil