Cumartesi, Aralık 21, 2013

Yazmak üstüne.

Bir blog postu yazacak kadar vakit var önümde. Bütüüüün işlerimi hallettim. Ihlamurun üstüne kaynar su döktüm demlikte bekliyor. Bulaşıkları topladım, mutfak tezgahları boş. Kırmızı koltuğa uzandım. Karşımda Noel ağacı rengarenk yanıp sönüyor. Dur bu ortama en güzel mellow jazz yakışır. Yoksa sessizlik mi? Sessizlik derken sokaktan hep bir sesler geliyor, sağolsun. Haydi, müzik olmasın bu sefer.

Öyküyü bitirebildim ve altzine'e yolladım. Ve en önemlisi, okumaya gönüllü altı yedi dosta da. Dediğim gibi şaheser filan değil, ama eli yüzü düzgün bir öykü çıktığına inanıyorum. Altzine bunu yayımlamazsa çok da dert değil. Bir sonraki temada bir tane daha yazacağım. Onu da yayımlamazsa bir tane daha. En sonunda bir tanesini yayımlayacak elbet. Eğer yazmak çamurdan kaygan bir kütle hızla dönerken ona şekil vermekse, artık o kütleye asgari düzeyde hakim olduğumu hissediyorum. Ve bu harika bir duygu. İngilizcesi "skill". Türkçesi "beceri" olmalı. İşte onu ediniyorum. Biraz yol almış gibi hissediyorum ve kazandığım kadar beceri bana zevk veriyor. Bunu beklemezdim.

Murat Gülsoy'un verdiği ilk öykü ödevinde önümde bir hafta vardı ve çok sıkıntılıydım. Yetiştirememe korkusu bir yandan. Yazmayacaksam bu kursa niye bu kadar para yatırdım diye peşin peşin kendime kızmalar filan. Temel olarak fikir bulamıyorum diye kendimi yiyordum, dövünüyordum, çırpınıyordum, yırtınıyordum. Sonra, bu ödevi illa teslim etmek istemenin baskısıyla içimde bir şeyler değişti. Yumuşadı aslında. Kendimle olan ilişkimdi yumuşayan. Fikrim yok gibi geliyordu çünkü aslında bir fikrim vardı ama o çok basit geliyordu. Yani, bu ödevi hazırlayan herkes zaten bunu düşünmüştür inancı. Ödev iki sözcükten oluşuyordu. Otel ve bıçak. Buradan yola çıkarak bir öykü yazın. Benim aklıma ilk gelen öyküde tabu oynuyorlar ve oyunda bu iki sözcük geçiyor olacaktı. Basit ve herkesin aklına gelir dediğim buydu. Asıl demek istediğim, bir fikrim vardı olmasına ama gaddar ve her şeye bok atan üstbenlik onu burnuna götürmeyip yazmama engel oluyordu. O fikir dinleyen bir kulak bulamayınca, beyin grev ilan edip başka fikir üretmiyordu. Bunu kavrayınca çok şey değişti. Günlük hayatta da değişti. Minör fikirler dediğim fikirlere karşı daha hassas davranmaya başladım. Minör fikirler. Deneme mi yazsam üstüne?

Artık üretimin fikir yaratma adımında daha rahatım. Yazmak için mutlaka gerekli olan disiplin konusunu da çözdüm sayıyorum. Öyküden romana geçerken biraz zorlanabilirim diye tahmin ediyorum, ama artık eskisi kadar gözümü korkutmuyor. Göreceğiz. En çok sevindiğim ise, okuduğum onca kişisel gelişim ve yazma ile ilgili makalelerin meyvelerini topluyor olmam. Doğruymuş yaptığım. Çok şükür.

5 yorum :

  1. İşlerin hallolmuş olması, ıhlamur, noel ağacı...Yazmak için her şey hazır. E o zaman bize de kolay geşlsin denek düşüyor :)

    YanıtlaSil
  2. Blog postu yazmak içindi hepsi :) Gene de teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. hikayelerinin gönüllüsü olmak güzel.severek okuduğumu biliyorsun.
    kelimelerin büyüsüne hep inandım.büyülü olduğuna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet senin gibi bir kaç kişi gönüllünün de ötesinde, yeni hikaye geldi diye seviniyor. Beni o kadar motive ediyorsunuz ki. Bu sabah bak ne geldi aklıma. Lise sonda, fransızların Baccalaureat dedikleri öğrencilerin kabusu resmen hayat sınavı gibi bir sınavları var. Senenin ortasında beni bir karamsarlık bürümüştü. Alamayacağım ben bac ı okulu mu bıraksam filan diye düşünmüştüm. Sınıfımdaki arkadaşlarım beni tekrar yola soktu, moral verdiler ve ben çabalamaya devam ettim. Ve aldım baccalaureat'yı. O gün beni yüreklendiren arkadaşlar, sınav sonuçları açıklandığında bakalım puanına dediler. Baktılar, sonra kenardan gülümseyerek, en yüksek puanı sen almışsın dediler. Onların desteği olmasa ben liseden mezun olamayacaktım. Bu sabah bunu düşündüm. Sonra dedim işte o hikayelere sevinen, gönüllü olan birkaç kişi bana aynı şeyi yapıyor. Koluma girip destek oluyorlar. Teşekkür ederim 4.

      Sil
  4. bunlar önemli şeyler.gönülden verilen destek.
    okunduğunu bilmekte güzel oluyor değil mi? heyecan katıyor.
    eminim çok iyi bir roman yazacaksın.
    sen yazarsın.
    darısı da benim başıma olur inşallah.

    güzel bir yıl olsun 2014 hepimiz için.

    YanıtlaSil