Çarşamba, Aralık 11, 2013

Kalbim senin bu gece.

Uyku saatlerini ileri filan taşıyamadım. Ama idare ediyorum. Ekmekleri de nihayetinde dörde böldüm. Enfes oldu.




Istanbul'luların gündeminde kar var. Geceden başladı. Serpe serpe yağdı. Daha romantik bir manzara olamaz. İnsan böyle  havalarda yenisi yoksa eski sevgilisini aramak istiyor. Hal hatır sormak. Güzel olan her şeyin seni hatırlattığı gibi. Kışın sokaktan geçerken burnunu tutan kavruk leblebi kokusu gibi mesela. 


Bir de en sevdiğim şey böyle havalarda evde öykü yazmak. Geçen sene ilk öyküm dediğim öyküyü kar serpiştirirken yazmayı başarmıştım. Bugün çalıştım biraz. İskeleti oluştu. Zaten ayrıntıları önceden yazmıştım. İki günlük işi kaldı diye tahmin ediyorum. Henüz bu üçüncü öykü o yüzden ukalalık gibi geliyor ama ilerde buraya kısa öyküleri yazarken hangi aşamalardan nasıl geçtiğimi anlatan bir sekme ekleyebilirim. Meraklısına. 

Saat altıya geliyor. Sibel'in kahvesinde tarifini verdiği baharatlı kış kekini yapacağım. O pişerken yılbaşı ağacını kurmalı. Yarın öyküyü yazmaya ara verdiğimde sütlü kahve eşliğinde keyif yapmak için.

8 yorum :

  1. küçük joe:))

    öykü demişken...
    hani her insan der ya benim hayatım roman olur diye...
    bunu dememiş bi insan evladı tanımadım henüz.

    gerçi doğru olduğunu düşünüyorum kiminin hayatı savaş ve barış gibi roman olurken kiminin hayatı cin ali cin ayşenin elinden tuttu beraber okula gittiler gibi oluyo ya neise ahahaaa.

    bence eşe dosta sor bu öykü bitince...
    birinin hayatını roman yap.

    benden sana tam destek:))

    ama benim hayatım cin ali berbere gitti gibidir romanın kahramanı ben olmayayım mümkünse:))

    namaste...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. absalom!!!! nerelerdesin sen!!!! öykü deyince ortaya çıkmana da sevindim. Daha sık uğra lütfen. Berberlerde ne olaylar oluyor küçümseme nefis konular çıkabilir bence.:D

      Sil
  2. bu arada yorumu yazınca sayfan bana robot olmadığını kanıtla kardeşim dedi...
    kırıldım azcık.

    tamam meşe odunu diyolardı bana ama hiç robot diyen olmamıştı yüzüme karşı:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa e ben seni android biliyordum. Değil misin şimdi? :D :P

      Sil
  3. günaydınlarda mı, tatlı rüyalarda mısın? bilemedim Joe! ekmek kokusu geldi bu yana, haber vereyim dedim. sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ehuehe rüyalardaydım Özgür'cüm. Uff keşke bir teknoloji olsa burdan ışınlayabilsem ekmekleri. Benden de sevgiler.

      Sil
  4. MUH-TE-ŞEM..! Ekmek peynir, gerisi teferruat zaten :) Bu arada öykülerini çok merak ediyorum ve okumayı isterdim, haydi güzel başlangıçlara o zaman! (Ha bir de o bir diş ısırılmış biberin yeşili nasıl birşey öyle, bu mevsimde gözün görebildiği tek yeşil bu..)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceren ben hala sana öykü göndermedim mi inanamıyorum. Hemen bir eposta adresi ulaştır. İlk ikisini yollayayım. Üçüncüyü de bitince yollarım.
      Ekmekleri beğendin demek :))

      Sil