Çarşamba, Ekim 02, 2013

Psikolojik.

Depresif haller başgösterince geçenlerde, hemen önlem almak istedim. Australian National University'nin bir sitesi var, adı MoodGym. Depresyonu önlemek ve/veya başetmeye yardımcı olmak için (ingilizce). Davranışçı bir yaklaşımı var. Bizim okulda tukaka yapılıp tamamen es geçilen bir yaklaşım. Bana eskiden faydası olmuştu. Gene oldu. Mesela olumlu ve istenen bir olay da stres kaynağı olabilirmiş. Her türden değişim aslında bir stres kaynağı olabilirmiş. Olumlu ya da olumsuz. Bunu yeni öğreniyorum, üniversite'de yedi sene psikoloji okumuş bir insan olarak. Sı.tığımın üniversitesi.

Böylece şu an yaşadığım karmaşanın ne olduğunu daha net görebiliyorum. Bir yanda olumsuz duygular, ayrılık acısı vesaire, diğer yanda ve eşzamanlı olarak çok değişik ve bin kat daha güzel bir hayatın beni beklediğini bilmenin stresi. Yani biri olumsuz, biri olumlu olayların biraraya gelip düğüm olup beni her yandan strese sokması. (Böylece davranışçı ve analitik yaklaşımın da sentezini yapmış oldum! Hah!)

Ucu gözüken bu güzel hayatın karşısında duyduğum o tuhaf "çekinceyi" şimdi daha iyi anlıyorum. Ben de neden güzel şeyler beni böyle hissettiriyor, bende bir gariplik mi var diyordum. Alışmak bir çünkü. Enerji isteyen bir hal. Öyle bir kapıyı açıp da başka odaya geçer gibi yapamıyorsun. Mevsim dönümlerinin depresyonları tetiklemesi de bununla ilgili olmalı. Yeni bir iklime alışmak, ve iklimsel değişimin beraberinde getirdiği farklı bir yaşam biçimine. Enerji düzeylerin sorunluysa arıza çıkıyor işte bu kadar basit, ruhsal ya da fiziksel fark etmez.

Şimdi psikoloji damarım kabardı be blog. Canım araştırmak istedi mesela. Doğum sonrası depresyona giren kadınları. Başlangıç hipotezim de şu olurdu: "hazırlıksız yakalananlar daha sık doğum sonrası depresyon yaşıyor". Beklentileri incelerdim mesela. Belki çoktan bilinen bir konu. Bize böyle okutmadılar ki...Belki hipotez değişe değişe bambaşka bir hal alırdı. Uğraşmak isterdim her halukarda. Kısmet olmadı.






2 yorum :

  1. :) Uğraşma, yapılmışı var. İstenmeyen ya da çeşitli sebeplerle korkulan bebeklerin anneleri doğum sonrası depresyona daha sık giriyorlar, araştırmaların hepsinin ortak bulgusu. Ama dediğin çok doğru, her değişim bünyede bir stres yaratıyor, her stres de insanı sıkıntıya, depresyona sokabiliyor. Mesela depresyon listesinde ilk sırada ölüm ikinci sırada (yer yer 2-3 arası oynamakla birlikte) boşanma ve taşınma vardır.. Taşınma yani yeni bir hayata geçme, sonuçta insan heyecanlanır sevinir falan dersin ama öyle değil işte.. Yine de değişiklik iyidir bence, bünyeyi havalandırmak lazım arada.. Ama havalandırırken de üşütmemeli insan ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grrrrrr. Hep böyle olurdu zaten. O yüzden en sevdiğim film repliği Vizontele'deki adamın "şerefsizim aklıma gelmişti" demesi.:) Sorsan değişikliği en çok ben severdim. Ama işte bazen daha iyisine alışmak, önceki kötüyü hazmetmeyi gerektiriyor. Hemen olmuyor. Yavaş yavaş.

      Sil