Cumartesi, Eylül 21, 2013

Sonbahar.

Evin rutin işlerini olduğu gibi ihmal ettim. Bloga da yeni bir yüz, yeni bir düzen getirecektim o da yattı. Olsun. Sonra da yaparım. Arkamdan koşturan mı var?Nasılsa dünya batacak değil bu yüzden. Sallaaaa........

İki posta çamaşır yıkadım geçenlerde. Gene de giyecek doğru dürüst bir şey bulamıyorum. Çıkıp alışveriş yapıcam bu sonbahar. Hırka yavaş yavaş örülüyor. Güzel olacak galiba. Bütün kış sırtımdan çıkarmam artık. Bak bu sırtı. İşaret niyetine somun taktım şişe. Mis gibi oldu.


Tütsümü yaktım. Müzik yerine bulaşık makinesinin şırıltısını dinliyorum. Çok dinlendirici. Aslında evin ufak tefek son bir iki işini düzenlersem gayet de sıraya girdi sayılır. Rutinlerde hep aksama olabilir arada bir. Möhim değil ki bebeğim. Ah bu bebeğim lafı bana Hikmet Hükümenoğlu'nun romanından (4) kaldı. Çok hoşuma gidiyor. Yeri geldiğini düşündükçe kullanıyorum.

Şan dersi almak istiyorum. Bir de beste yapmak için gerekli solfej temeli mi artık her neyse ondan. Diyeceksin ki sen hani roman, öykü, neyin yazacaktın. Hele bir onu yapaydın. Oysa ben bir Ikizler burcuyum. Bak bugün doğum haritama bir daha baktım. Burçların kelebeği diyor benimki için. Aynen öyle. Müzikten edebiyata uçarım. Sorun değil. Maksat güzellik olsun. Maksat duygulara akacak bir dere yatağı olsun. Maksat insanlarla anlaşacak bir dil olsun. Sonra geri gelirim. Bir bakmışım daha güzel yazıyorum. Yaaaa!!! Yaaa...

Ah be 2013 bitme ne olursun. Ben seni çok sevdim. Daha da biliyorum, "tu as plus d'un tour dans ta manche" yani kolunun içinde bir kaç numara daha saklıyorsun, ama ne bileyim ya, ya 2014'te işler bozulursa? Haydi bakalım olumlu beklentileri besleyelim. Dümeni oraya kıralım. Rasgele diyelim sonra. 2014 de nihayetinde 2013 ün devamıdır. Belki daha bile güzelidir.

Dün akşam mutfağa girip doğru dürüst yemek pişirdim uzun zamandan beri ilk defa. En sevdiğim çorbalardan biri olan yayla çorbasını pişirdim. Ve köfte yoğurdum. İçine bu sefer maydanoz yok diye dereotu koydum bir de börekten artan lorları koydum. Ama çok fazla fark etmedi tatta. Lor var mı yok mu pek belli olmadı. Sonra dolapta kalan pilavı ısıttım onu da değerlendirmiş oldum. Bir de kırmızı lahana salatası. Üstünden tatlım yoktu. Bir de dikkat ediyorum ben gene. Fazla şekerli yememeye çalışıyorum. Sonra bitter sarelleyi kaşıkladım ama ://// Keşke onun yerine şeftali kompostom olsaydı hazırda. Daha sağlıklı. Dikkat etmeye bak...Pfff...

Ya... öyle işte. Bu Eylül de böyle geçiyor usul usul. Bugün ekinoks. Gece gündüz eşit. Bu günden itibaren geceler daha uzun olacak. Ve yazın son günü aynı zamanda. Yarın sonbahar. Son mevsimi bu senenin. Bol bol film izlemeli. Mısır patlatıp. Battaniyenin altında. Sokağa çıkıp işleri halledip gelmeli. Çorba pişirmeli. Kurabiye pişirmeli. Kek pişirmeli. Ve dostlukları derinleştirmeli bir de. Bir fincan kahveyi avuçlarına alıp. İyi geceler küçük Joe.

4 yorum :

  1. İyi geceler küçük Joe, birazdan çayımı avuçlarıma alıp içimsen sana bir selam sarkıtacağım :) Bu arada yayla çorbasına ben de bayılırım, ama aşurelik buğday ve nohutla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Leylak Dalı'm benden de sana bir selam olsun o zaman :)

      Gelecek sefer öyle deneyeyim. Nohut ve aşurelik buğday çok besleyici zaten. Nohut arttığında filan yapılabilir. Sıfırdan nohut pişirmek zahmetli gelirse.

      İyi geceler Leylak Dalı'm :)

      Sil
    2. Her ikisini de haşlayıp porsiyonluk paketliyor, buzluğa atıyorum pek kolay oluyor. Denemeni öneririm. İyi geceler :)

      Sil
    3. woaaaa şahane!!!!!! ben de böyle yapacağım bundan sonra! teşekkürler Leylak Dalı'm.

      Sil