Cuma, Eylül 27, 2013

(Normalde) Bana keyif veren 21 şey.


  1. Mantar çorbası pişirmek ve içmek.
  2. Browni pişirmek.
  3. Alaska frigo yapmak.
  4. Hava karardığında güzel bir film bulup (şöyle çoktandır adını duyup merak ettiğim fakat bir türlü izleme fırsatı bulamadığım) mısırı da patlatıp televizyonun karşısında koltuğuma kurulmak.
  5. Yürüyüş yapmak.
  6. Facebook'a girip bir kaç eski dostla iki çift laf etmek.
  7. Evi toparladıktan sonra üstüne bakıp keyiflenmek.
  8. Kitap okumak.
  9. Örgü örmek.
  10. Tütsü yakmak.
  11. Mellow jazz dedikleri jazz müziğinin salonda çalıp ortam yapması.
  12. Aklıma gelen durumlardan öykü çıkarmaya uğraşmak.
  13. Kişisel gelişim makalesi okumak ve hemen uygulamaya sokmak.
  14. Duygularımı düşüncelerimi yazmak.
  15. Elişi projesi bulmak için pinteresti kurcalamak.
  16. Dışarı çıkıp alışveriş yapmak. (yiyecek, giyecek, kozmetik, elektronik, yapı market)
  17. Yoga yapmak.
  18. Damla sakızlı türk kahvesi pişirmek. Mis gibi kokusunu ciğerime çekmek.
  19. Stumbleupon'da orayı burayı kurcalamak.
  20. Belgesel izlemek.
  21. Şarkı söylemek. Avaz avaz.
Fakat Sim's teki mutsuz karakter gibiyim. Hangisini kendime teklif etsem kafamı iki yana hızlı hızlı sallayıp koltuğa çöküyorum. İstemiyorum. Olur da bu depresif hal iyice bacayı sararsa ve hayatta zevk alınacak şeyler olduğunu unutturursa diye buraya not aldım.

15 yorum :

  1. Düşüncelerinin suçu! Düşünmeyi bırak ve mutlu olduklarını yap. Mesela sevdiğin şeylere her okuduğumda özendiğim ve kahvaltı yaptığın sabahlarda kokusunu içine çektiğin ekmek mayalamayı eklememişsin. Kendini mayaladığın için unutmuş olabilirsin ama böyle böyle pişiyoruz. Bunu en iyi sen biliyorsun. Yanmaya gerek yok. Her şey tadındayken hadi toparlan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet düşünceler ama onlar olmadan da böyle bir üzüntü doğru dürüst atlatılamaz...Bu yorumu ilk okuduğumda bana yakın üç kişiden biri yazmış adını koymayı unutmuş sandım. Ekmek mayalamak listede yok çünkü onu hala yapabiliyordum hatta yaptım ve resmini de çektim. Bir ara ekleyeceğim bloga. O yüzden burada okuyunca şaşırdım :) Evet yanmaya gerek yok. Yeterince yandım zaten. Yandığıma yanmak da biraz sonsuz döngü. Toparlanmaya başladım galiba. Dün ve bugün listedeki birkaç maddeyi gerçekleştirdim. Teşekkürler adsız kahraman :)))

      Sil
  2. ayaklarımı uzattım çay içiyorum.birde aynı şarkıyı onlarca kez dinledim.
    hayattan hep keyif alman dileğimle joe...hep keyif.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hah aynı şarkıyı onlarca kez dinlemek...Çoooook tanıdık...Zorla değiştirtiyorum ben kendime. Güzel dileğin için kalpten teşekkür. Sen de hep keyif al 4...Sen de.

      Sil
  3. unuttum .aynı kitabın aynı cümlelerini dönüp dönüp okuduğumdan bahsettim mi sana.Ah! bu Richard Brautigan beni deli ediyor.böyle içime çeke çeke ,dokuna dokuna okuyorum.sarıla sarıla.:))

    depresif olma.olma tamam mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Richard Brautigan da kimmiş. Herhalde müthiş yazıyor defalarca aynı cümlesi okunuyorsa. Keşfedilmeli. Tamam olmıycam, söz. Yani geçecek zaten...

      Sil
    2. ''hepimizin tarihte bir yeri vardır. benimki bulutlar."

      richard brautigan

      işte bu bi tanesi.daha çok var.
      farklı .çok.
      yazıları matemetik formülü gibi olan yazarları seviyorum.

      Sil
    3. offf çok vurucu. "Matematik formülü gibi" tanımına bayıldım. Bu cümlesiyle ben ona duvara çivi çakar gibi derdim. Ama gerisini okumalı.İlk fırsatta...Daha hala Masumiyet Müzesini süründürüyorum. Kaç ay oldu. Ben öyle iki günde bir kitap okuyabilen insanlardan değilim uzun zamandır. Olsun. Bu da böyle olsun.

      Sil
    4. orhan pamuğu kötülemek gibi olmasın ama ben onun kitaplarını hiç okuyamıyorum.belki çok güzeller bişey diyemiyorum.his meselesi demeliyim buna.aynı şey iskender pala 'da oluyor.
      okuyamıyorum.ama elime istediğim kitaplar geldiyse öyle akıcı oluyor ki.
      ve öyle bir hal alıyor ki eğer bir oğuz atay kitabı okuduysam tekrar aynı kitabı yeni baştan okuyabiliyorum.keşke daha çok kitabı olsaydı diye hayıflanarak.

      Sil
    5. kötülemek gibi olmadı 4'cüm :) zevk meselesi, okunacak o kadar çok kitap var ki insanı sarmayan bir kitapta ısrar etmesi anlamsız ve gereksiz. Son on senede çok az kitap okudum. Ve bu beni üzmeye başladı...Çok eksiğim var, çok.

      Sil
  4. yanına bir çarpı da benden: Madde 5-8-11-14-17 ve duştayken 21 :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))) Sen de jazz seviyor musun? Buralardaymışsın. İstanbul'a uğrarsan görüşelim diyecektim ama bebekle çok zor oluyordur teklif etmeye korkuyorum. Kardeşim teklifine bile sinirlenirdi yeğenim bebekken. Korkuttu beni.

      Sil
  5. Küçük Joe, bisiklete binmeye ne dersiniz:)
    Bisikleti kullanırken, rüzgar dolar ya insanın yüzüne hani... Bööyle evrenin her yerinden nefesler birleşmişlerdir de, kardeşliği hissettirir. Kollarınızı açmak, hayatı kucaklamak istersiniz hani...

    İlla bisiklete binmek şart değildir elbette. Aralanan camdan gizlice odaya dolan, pencerenin perdesini usul usul havandıran rüzgar da delirtmez mi insanı?

    Dayanazsınız, "rüzgarlığı öğret bana. sesin gibi esmeliyim" diye rüzgarın kulağına fısıldarsınız.
    Büyüleyici değil midir:


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıştan yeni çıkmış olsak, ben uzak bir ülkede, yemyeşil ağaçlarla çevrili toprak bir yolda, hafif bir bisikletle telaşsız telaşsız gitsem. Yolun ucunda bir kulübe olsa. Beni seven birileri beklese o kulübede. Görünce sevinseler gözleri parlasa. Sevinçleri içten olsa.

      Sil
    2. Mevsim sonbahar. Ben de Istanbul'dayım. Kadıköy vapuruna bindim bol bol. Sahilde oturdum. Rüzgar. Rüzgar esti yüzüme ferah ferah. İyi geldi. Öyle iyi geldi ki.

      Sil