Salı, Eylül 10, 2013

İyi olma hali. Bien-être. Well-being.

Dışarıda hava bulutlu. Mutfakta önceden mayalanmış buzdolabında gününü bekleyen ekmek pişiyor*. Kokusu iyice yayıldı eve. Radyo power love'da. Bir Türkçe bir yabancı çalıyor. Bugün ortalığı toparlamam lazım. Akşam Bella bana geliyor.

Mevsim güze dönüyor. Eskiden beni mutsuz etmeye yeterdi. Bir süredir etmiyor. Galiba bu eve taşındığımdan beri. İlk başlarda istisnai bir gelişme sanmıştım ama galiba değil. Her mevsimin güzelliği başka diye her mevsimi sevmek ve kucaklamak hayatı sevmekle ilgili olmalı.

Ah! Ekmek pişti. Mutfaktan salona yayılan taze ekmek ve çay kokusu beni benden alıyor. Biraz ılınana kadar buraya iki satır daha yazarım.

Dün akşam Ayurveda ve Yoga ile ilgili iki Arte belgeseli izledim. Yoganın beş ilkesini sayarlarken, onları bilmeden adım adım hayatıma kattığımı anlayınca şaşırdım. Sağlıklı beslenme (onlar vejetaryen olmayı kastediyorlardı ama o kısmına katılmıyorum ), meditasyon ve pozitif düşünce, asana (fiziksel duruşlar), gevşeme, doğru nefes almak.

Beslenme şeklimi değiştirmek, daha önce de değindim, tüm hayatımı köklü olarak değiştirmişti. Yıllar yılı sürüp giden depresyonumun kökünü kazıdı. Herşeye enerjim yetiyor artık ve kronik mutsuzluğum, hayata karşı duyduğum nefret tarih oldu. Bir günde olmadı. Ve hala üzerine çalışıyorum. Ama hayatım iki evreden oluşuyor diyebilirim. Bilinçli beslenme öncesi ve sonrası.

Pozitif düşünce ilkesinin suyunun çıkartıldığı, içinin boşaltıldığı kanısındayım. Uzun zaman önce hayatıma kattım. Son beş yıldan daha eski olan hayatımdaki tek prensip. Öğrencilik zamanlarımdan kalma. Çok kritik anlarda imdadıma yetişmişliği vardır. Bir çeşit pusulalı navigasyon gibi birşey benim için. Önce pusulanı pozitife ayarlıyorsun, sonra yola çıkıyorsun.

Meditasyonun değişik teknikleri varmış. Sesli meditasyondan burada bahsetmiştim, ilk yaptığımda hayatımda yeni bir çağ açmıştı. Bir ömürlük biriktirdiğin kırgınlık ve öfkeyi on beş dakikada poşetleyip çöpe attığını hayal et. Ve o öfke kırgınlık yığınına yapışıp gelen bir kaç devrim niteliğinde farkındalık. Hayatımın en verimli harcanmış on beş dakikasıydı. Belki psikanaliz altyapımın da bu hızlı etkide katkısı vardır. İddia edemeyeceğim. Tek bildiğim hayatımı olumlu yönde değiştirdiği. Bir de yeni yeni öğrendiğim "mindfulness" meditasyonu var. O da ufak çapta bir devrim. Henüz hayatıma yeni girdi. Onca fark etmedi ama potansiyeli var.

Fiziksel duruşlar: yirmi dakika sonrasında "aman bunlar da hareket mi oluyor şimdi" diye düşünürken sanki birisi silgiyle omurgamı silmiş kadar sırt ağrılarımı alıverdi.

Gevşeme ve nefes zaten duruşlar sırasında insanın kazandığı alışkanlıklar. Gün içinde beni zorlayan bir durumla karşılaştığımda nefes almayı kestiğimi ve bunun stresimi daha da arttırdığını fark ettim desem sanırım yeterince açıklayıcı olur.

Belgeseldeki adam, sırf bir belgesel olsun diye izlediğim filmde, bu beş ilkeyi sıralarken, sanki son beş yılda hayatımda dönüm noktalarını oluşturan konu başlıklarını özetliyordu. Çok şaşırdım haliyle, ama normal değil mi? Aklın yolu bir sonuçta.

Güz geliyor diyordum. Elbiseyi kırmızı ketenden uzun kollu diktim. Çok başarılı oldu. Ben demiyorum bak. Dünyanın en mükemmeliyetçi insanı olan annem dedi. Kusurlarını gördü de dedi üstelik. "Ohooo devede kulak" dedi kusurlara. "Sök baştan dik" demedi mesela. "Kimse anlamaz bunu acemi birisinin diktiğini" de dedi. Tebrik de etti.

Keten olduğu ve giydikten dolaştıktan sokakları kafeleri teptikten sonra resim çekmek aklıma geldiği için burada biraz buruşuk çıkmış.

Şimdiki proje sonbaharlık hırka. Daha önceden örülmüş. Hem de bir kolu yanılmıyorsam beş kere filan baştan ördüğüm ve tekrar baştan örmek zorunda kaldığım. Olmadı. Hayatta en zor iş birşeyi bozup baştan yapmak. Ama bu haliyle giyilecek gibi değil. Kollar oldu da gerisi olmadı. Biraz daha ilerlesin onun da resmini çekerim.

Evet dün tütsü yaktım, örgü ördüm, Masumiyet Müzesi'ni okudum. Güzü böyle seviyorum. Bir de fırında birşeyler pişiyorsa, zencefilli kurabiye ya da muffin filan değmeyin keyfime. 
 ----------------------------------
* Ekmek tarifi (makinesiz): Bu hamuru önceden hazırlayıp buzdolabında bekletebiliyorsun. Ben geceleyin hazırlıyorum, hamurdan bir avuç kopartıp, fırına girebilen küçük kaplara koyuyorum. Yaklaşık altı parça oluyor. Krem karamel için pyrex kaplar oluyor onları kullanıyorum. Küçük güveç kapları da olur. Üzerini streç filmle kapatıyorum kurumasın diye. Sonra sabah uyanınca, ilk iş, bunlardan birini fırına atıyorum. 25 dakika 200 derece fırına atıyorum. Her sabah taze ekmekle kahvaltı ediyorum. Kahvaltı dışında ekmek yemediğim için beni bir haftaya yakın idare ediyor. 

Yapımı (çok kolay): 
4 bardak un (söke tam buğday unu kullanıyorum)
1-2 bardak içme suyu
1 tatlı kaşığı tuz
2-3 yemek kaşığı kekik
Bir çay kaşığı toz şeker.
1 paket instant maya.

Un, maya, tuz ve kekiği yoğurma kabına al. Ortasına çukur aç. Suyu azar azar dök. Bir kaşıkla suyu una bulaştır. Un kaldıkça kenarlarda biraz daha su ekle. Bir bardak su bitince elinle yoğur. Hala un kalmışsa ve almıyorsa biraz daha su ekle. İyicene yoğur. Sonra hamurun ortasına parmağınla bastır, üzerine temiz bir bez ört. Ilık bir yerde 40 dakika mayalanmasını bekle. 40 dakikanın sonunda parmağınla bastırdığın çukur kapanmış olacak hamur da kabarmış olacak. Çok fazla bastırmadan tekrar bir iki defa yoğur. Ve yukarıda anlattığım gibi fırına giren küçük bir porsiyonluk kaplara koy. (kapları unla, ben unuttum biraz yapıştı) Üzerini streç film kapat. Buzdolabına kaldır. En fazla bir saat sonra hazır oluyor ama günlerce buzdolabında bekleyebildiğinden ertesi sabah buzdolabından çıkartıp fırına atabilirsin. 200 derecede 25 dakika sonra fırından nefis kokular çıkınca ekmek hazır. Afiyet olsun.

14 yorum :

  1. Merhaba Küçük Joe :)
    Vejeteryan olma ve sağlıklı beslenme kısmına neden katılmadığınızı merak ettim. İnanın insan et yemeden de sağlıklı, hatta günümüzde et yiyenlerden daha da sağlıklı olabilir.
    Sevgiler küçük joe ;)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Kitapsız Kedi,

    Birden çok sebebi var aslında.

    Birincisi, sağlıklı beslenmeyi vejetaryenliğe indirgiyorlar gibi geldi. O eksik geldi tamamen.
    İkincisi,insan et yemeden sağlıklı beslenebilir, kabul, ama bunun için gerçekten diyet uzmanı olması lazım. Ve çok dikkat etmesi lazım.
    Üçüncüsü, Hindistan'daki vejetaryenliğin sağlık ve vicdani sebeplerden çok ekonomik sebeplere dayandığını okumuştum. Halkın fakir kesimi et alamadığı için vejetaryenlik yayılmış ve dinle filan desteklenmiş. Ekonomiyi düzelteceklerine et yemeyin daha iyi demek...
    Dördüncüsü, çok fazla et yediğim söylenemez ama yediğim zaman kesinlikle bana yaradığını hissediyorum. Ne kadar bakliyat da yesem, sebze de yesem etin yerini bir şey tutmuyor. Özellikle de ciğer.
    Böyle işte Kitapsız Kedi :)) Ben de sevgilerimi gönderiyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Bahsettiğiniz fiziksel duruşlar, gevseme ve nefes için egitim mi aldınız, beslenme tarzınızı da merak ettim, vaktiniz olursa bu konularda yazar mısınız, ya da önereceginiz linkler/kitaplar vardır belki.
    Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar Serpil Hanım,

    Fiziksel duruşlar gevşeme ve nefes için eğitim almadım. Youtube'dan bulduğum ilk defa yoga yapacaklar için 20 dk lık video'da söylenenleri uyguladım. Buyurun linki burada:

    http://www.youtube.com/watch?v=0o0kNeOyH98

    Gevşeme ve nefes hareketlere dahil. İngilizce'niz varsa siz de kolaylıkla uygulayabilirsiniz.

    Beslenme için de bir link verebilirim. Ancak sitede çok fazla bilgi var. Altından kalkamam diye düşünebilirsiniz. Ben size kendi yolumu önerebilirim. Önce bir yemek testi var onu yapın. Bir haftada tükettiğiniz faydalı yiyecekleri işaretliyorsunuz. Yaklaşık yirmi dakikanızı alıyor. Size bir sonuç çıkartıyor. Sağlığınız için gerekli olan besin maddelerini alıp almadığınızı söylüyor. Mesela demir %90. Bende çoğu %90 eksik çıkmıştı. Oradan size önerdiği gıdalar var onlara tıklayabilirsiniz. Mesela ciğer. Ciğer bende eksik olan 11 kalem besin maddesini karşılıyordu. Veya demiri tıklarsınız en az kaloriyle en çok demiri hangi besinden alabileceğinizi gösteriyor. Sağlıklı tarifler de var sitede. Ama ben uzun süre eksik çıkan besinleri tamamlamaya çalıştım. Linki şu: http://www.whfoods.com/

    Bu da başlangıç olarak önerdiğim testin linki:

    http://www.whfoods.com/foodadvisor.php

    Buradan yola çıkarsanız sitedeki bilgilere daha kolay ulaşırsınız.
    Beslenme tarzım özetle azami sağlıklı besin asgari aburcubur.
    Umarım size de faydası olur. Olursa buradan paylaşırsanız çok sevindirirsiniz beni. Başka sormak istediğiniz olursa buradayım. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,
    Uzuuun zamandır okurum sizi ama ilk kez içimden bir ses yorum yapmam gerektiğini söyledi.Bu elbise bana buradan bile inanılmaz güzel enerji yaydı ve güzel hislerimi harekete geçirdi.Çok güzel,çok yakışmış.Bunu duymak iyi gelir diye düşündüm sadece :) hoşça kalın...

    YanıtlaSil
  6. merhaba sedenist,

    beni iki kere sevindirdiniz, hem uzun zamandır izleyen birinden bir yorum almak hem de elbise hakkında söyledikleriniz :) İyi geldi gerçekten de...Kim bilir ne zamandır izliyorsunuz...Bazen blogun istatistiklerine bakıp dalıyorum, orda burda bazen Türkiye'nin bazen dünyanın dört köşesinden insanlar kardeşimin bilmediği şeyleri biliyor benimle ilgili diye. Bazen de sokakta yürürken acaba şu karşıdan gelen olur da blogumu okuyor mudur diye geçiriyorum içimden. Tuhaf birşey şu blog yazarlığı. Güzel birşey. Siz de hoş kalın.

    YanıtlaSil
  7. Çok teşekkür ederim, ne güzel açıklamışsınız, hemen bakacağım.
    Sizinle de paylaşırım, sizin kadar azimli ve başarılı olmayı başarabilirsem tabi ki.

    YanıtlaSil
  8. hayatta en zor şey bir şeyi bozup baştan yapmak..tertemiz ifade edilmiş nefis bir cümle..al her yere uygula..
    hemen iş çıkışı unu ve mayamı alıp hayatımda ilk defa ekmek yapmaya girişiyorum bir de kekik yerine biberiye olur mu sence? ya da hiç koymasak bişey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biberiye de olur hiçbir şeysiz de olur. Fakat tarife eklemeyi unutmuşum. Mayanın acılığını alsın diye bir küp şeker de ekle hamura.
      Çok sevindim ya! Bak çok hoşuna gidecek. Göreceksin.

      Sil
    2. yoga linkini de kaydettim eve giderken matımı da alıp akşam başlıyorum Master!
      forever yours
      çekirgen:)

      Sil
    3. :D :D :D :P
      Sonra yaz buraya sonucunu olur mu? Merak ederim.

      Sil
  9. En morundan mat alındı:) hayatımda ilk kez aldığım için yanlış maya almışım ama üstündeki tarife göre hazırlayıp ekledim şahane kabardı pişirme kabına aktarıp dolaba koydum yarın sabah pişiricem. Ama eve geldiğimden beri yok yemekti bulaşıktı çamaşır asmaktı ütüydü derken popomu daha koltuğa koyamadım mata koyabilir miyim bilmiyorum.. Raporun devamı yarına❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) herhalde yaş maya aldın. o daha zahmetli ama hakiki ekmek mayası aslında odur. İnstant onun pratiği. Sadece yaş mayanın kokusu bana biraz ağır gelir. gerçi ekmekte kullanmadığım epey oluyor.
      hadi bakalım! raporun devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
      yarın festival var desene! hem el yapımı ekmek hem yoga. mis.

      Sil
    2. şekerim bloguma bi bak hele :))))

      Sil