Cuma, Haziran 28, 2013

Hayata devam.

Bugün Cuma. Demek daha bir haftası dolmamış. Bir haftada neler olabilirmiş meğer.

Altı sabah önce, Cumartesi günü, "aa ne güzel her zamankinden daha erken uyanmışım" diye sevinerek kalktım. Hemen bilgisayarı açtım. Saat belki 08.00. Dışarısı güneşli nefis bir gün. Bir gün öncesinden kalan yazıları okumaya başladım. İçimden de ne fena söyleniyorum kendime: "kız bari git bir çay koy da o arada demlensin en azından hazır olur", "ne var önce kahvaltı etsen sonra rahat rahat okursun ne okuyacaksan işlerin de sıraya girer". Yok. Yazılar daha önemli. Ani- kısacık bir öksürük hissettim. Sonra okumaya devam...fakat ekrana bir şey sıçramış. Ne zaman? Bunlar ne kara kara? Daha iki gün önce sildim temizledim pırıl pırıl parlattım laptopun ekranını, klavyesini. Parmağımı sürttüm kara damlacıkların üzerine. Ve bir anda beynime beton bir blok düşmüşcesine anladım. Şimdi oldu bu. O tuhaf öksürükten sonra oldu. Kan. Hitchcock filminden bir sahne sanki.

Sonrası: apar topar en yakındaki hastanenin acil servisi. Tatile çıkmadan önce son  hastayı binbir nazla hatır için muayene eden KBB doktorunun gırtlağımda bir kitle bulması. Pazartesi git aldır demesi. Önümde uzandığını sandığım uçsuz bucaksız zamanın bir anda tuğladan bir duvar örülmüş gibi kapanması. Ama daha roman yazacaktım. Ama daha dünyayı gezecektim. Daha okumak istediklerim vardı. Merak ettiklerim. Öğrenmek istediklerim.

En zoru Pazartesi sabahı Türkiye gerçekleri ile yüz yüze gelmekti. Tek başıma yollara düşüp biyopsi için devlet hastanelerine gittim. Cumartesi günü randevu alamadığım için (meğer telefonu düşürmesi çok zormuş millet saatlerce uğraşıyormuş, bunu da orada randevu alabilmiş hastalardan öğrendim) elim boş ve moralim tamamen çökmüş halde döndüm. "Lanet olsun böyle sağlık sistemine kanserden ölürüm daha iyi" diye düşündüğümü net olarak hatırlıyorum.

Sonra eve geldim. B. aradı. Ben pes etmişken o boş durmamış, araştırmış çabalamış, sağa sola sormuş. Prof. bulmuş. Randevum bile yokken o gün muayene oldum onun sayesinde. Ertesi sabaha ameliyat için randevu alındı. Ve zaten doktorun beni göreceğini öğrendiğim dakika hayat tekrar eski renklerine bürünmekteydi yavaştan.

Salı sabahı ameliyat oldum. Hayatımda ilk kez genel anestezi yaptılar. Boğazımdaki kitle alındı. İşin tuhaf yanı, ameliyattan sonra henüz patoloji sonucu açıklanmamışken zaten sanki sonucu biliyor gibiydim. Önümde uzanmış o uçsuz bucaksız zaman gene öyle uçsuz bucaksız uzanıyordu. Planlar yapıyordum. Kitabımı okuyordum. O ufkumu kapatan tuğladan duvar kaybolmuştu.

Perşembe günü, yani dün, patoloji sonucu geldi. Tertemiz. Şükürler olsun.

Şimdi hayata devam. En çok istediklerim: kurgu ustası olmak ve dünyayı gezmek. Elma ağacımın meyve verdiğini görmek. Yeni meyve çekirdekleri çimlendirmek. Hayallerinin peşinden giden insanlardan ilham almak. Mesela kendi yelkenlisini yapan, mesela yelkenli ile dünya seyahatine çıkan. Okumak çok okumak. Güzel insanlar biriktirmek. Bol bol şarkı söylemek, sesim nasıl olursa olsun. Hayatın ağzından girip burnundan çıkmak.

14 yorum :

  1. geçmiş olsun.

    keyifle okutuyorsun.

    YanıtlaSil
  2. Canım Küçük Joe, nasıl okuduğumu bilemedim. İtiraf edeyim en baştan okuyamadım, ilk son paragrafı okudum, sonra başa döndüm.. Oh çok şükür, temiz çıkmış ya! Çok geçmiş olsun, Allah böyle başka stres yaşatmasın daha da..! Bazen sanki hayat bizi titretip kendimize mi getiriyor nedir? Evet ülke gündemi *om*ok ama güzel bir yaz var önümüzde, keyfini çıkart, bol bol yaz, düşün, kahvaltılar hazırla, balkonlarda otur.. Çok sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Cerenmus, çok teşekkürler. Evet hayat sanki böyle dürtüp bırakıyor bizi. Ama bir daha böyle sıkıntı yaşamayalım. Hiçbirimiz. Mümkünse hiç kimse. Şimdi hayatın tadını çıkarma vakti gündeme rağmen dediğin gibi. En güzeli plan yapabilmek. Öperim çok. Benden de sevgiler.

      Sil
  3. Gözlerim doldu yine okuduğumda. Ben de en baştan beri biliyordum sonucu. Da... İnsan yine de yamuluyor işte :( Oh geçti bitti, önümüzde tatil, mis!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bal...
      Ne desem eksik kalacak. O yüzden önümüz tatil diyelim biz gene. Hepimize geçmiş olsun :)

      Sil
  4. Tüm dileklerinizi gereçekleştirebilecek kadar sağlıklı ve upuzun bir ömür diliyorum size...

    Küçük Joe'yi unutmayan biri için bunlar çocuk oyuncağı gibidir.
    İyi geceler laura:))

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Lale, ne sıcak bir yorum bırakmışsınız. Teşekkürler güzel dilekleriniz için :)

    YanıtlaSil
  6. Ya ben bu yazıyı yeni okudum, özür. Çok geçmiş olsun, neyse ki herşey yolunda imiş. Sonuç çıkana kadarki gerginliğin ne olduğunu çok iyi bilirim, o kadar çok yaşadım ki. Ama temiz raporunu görünce yaşanan rahatlama da ömre bedeldir. Yine de olmasın sağlıkla ilgili bir sorun, plandığın herşeyi gerçekleştirmeni diliyorum. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Leylak Dalı, evet herşey yoluna girdi çok şükür. Hiçbirimizin sağlıkla ilgili sorunu olmasın. Benden de sevgiler.

      Sil
  7. küçük joe geçmiş olsun efenim...
    ne diyeceğimi bilemedim.
    tutulurum ben böle anlarda.

    sevindim ama sağlıklı olduğuna.

    YanıtlaSil
  8. en son yazarneyazarneyazamazda bırakmıştım sizi. bunca aradan sonra buraya gelip bu yazıyı okuyunca içim tuhaf oldu çok. geçmiş olmuş ne güzel, geçsin herkesinki de. sevgiler

    YanıtlaSil
  9. sevgili ebru, çok teşekkürler. Kimbilir ne zaman okumuştunuz en son. O kadar çok şey oldu ki son bir senede mesela. Diğer blogdaki linki de artık kaldırmıştım üstelik gene iyi bulmuşsunuz. Sevgiler benden de.

    YanıtlaSil