Pazartesi, Mayıs 13, 2013

Miskin yazı.



Kendimi sümüklüböcek gibi hissediyorum. Öyle bir yerinden kalkamama hiç bir işin ucundan tutamama hali. Ağır aksak antenleri bir yukarı bir aşağı çekme hali.

Toplasan beş yudum filan içtim rakıdan. Akşamdan kalma nasıl olur bilmiyorum ki. O mu yoksa?

Miskin miskin yatıyorum koltukta. Birşeyler dürtüyor beni yaz bloga diye. Ne yazıcam ki?

Geçen yazıda kısa geçtim ama geçen hafta yarışmanın sonucuna çok bozuldum. Ağzımı burnumu dağıtmışlar gibi haşat bir haldeyken ilk dakikalarda, bir yandan da bunu olgunlukla ve bilgelikle karşılamaya çalışıyordum. Demek ki kibirli yaklaştın olaya diyordum  kendime mesela. Demek ki bir ince ayara geçmen lazım.
Evet öyküme güveniyorum ama demek ki ya çok daha iyisini yazan var ya da çok pis torpil dönüyor, o da bir ihtimal. Fakat ben ikinci ihtimale yaslanıp da yan gelip yatmak istemiyorum. Birinci ihtimali varsayıp daha da iyisini yapmak istiyorum.

Öyküyü bu işlerden anladığını düşündüğüm birisine de vermiştim değerlendirsin fikrini söylesin diye. Dün akşam yemekte görüşünü söyleme fırsatı buldu. O kadar mı güzel eleştirilir bir yazı! Yüzde yüz yapıcı! Bana tüm eksiklerimi tek tek söyledi. O kadar heyecanlandım ki! Çünkü onun gösterdiği eksikleri ben tek başıma yıllarca yazsam göremezdim. Ve eğer o eksikleri tamamlayabilirsem de gerçekten yazım oldukça üst bir düzeye geçer. Gördüm yani öyküyü onun anlattığı halde. Gıcır gıcır. Dört dörtlük. Profesyonel. Kendim için hayal edemediğim kadar bütünlüklü.  "Bence kavramışsın öykünün mantığını" dedi. "Bırakma bu işin peşini" de dedi. Daha da ne desin? Ah tabii ki! "Öbür yazılarını bekliyorum" da dedi.

Eveeet ne demiş İtalyanlar: bisiklet istiyordun, geldi, şimdi pedalları çevir.

Yalnız bu blogun da bir önceki bloga dönmesini istemiyorum. Yıllarca "ama ben yazamıyorum" diye sızlanmak mesela. O blogun en sevimsiz yanı oydu bence. Ve burda da aynı şey olursa hiç acımam cart diye kapatırım burayı. O yüzden tamam bugün sümüklüböcek modunda olabilirim ve bir nane yazamayabilirim ama kitap filan okuyim en azından. De mi blog? De mi? De hade o zaman...

4 yorum :

  1. İlk seferden başarıyı yakalamak bazen insanı tembelliğe itebiliyor.. Sen uğraş, nasılsa başarı gelecek, bir zaman meselesi sadece..

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Cerenmus, tembelliğe itmezdi de kazansaydım çok güzel gaza gelecektim. Ama olsun, nasılsa yola devam. Durmak yok.

    YanıtlaSil
  3. Blog ihmale gelmez insanın çocuğu gibi oluyor bir yerden sonra. Sizi izlemeye aldım. Ben de bloğuma beklerim.

    www.bakbuharika.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogunuz gerçekten güzel. Sevgiler.

      Sil