Pazartesi, Nisan 22, 2013

Yoga.

Zor bir haftayı geride bıraktıktan sonra bugün yeni haftanın ilk günü.

İki gece önce Yoga ile ilgili güzel bir belgesel izledim.

Öncesini anlatmam şart:  sizi bilmem ama Istanbul'da çalışan ne kadar kız varsa sanırsın hepsine paket program olarak yoga kursuna kayıt yaptırıyorlar. Bir on seneden fazladır bu böyle. Kim işe girse ertesinde ilk yaptığı "iş" yoga kursuna gitmek. Hal böyle olunca hep uzak durdum bu uzakdoğu şeysinden. Hep bir moda, hep bir koyun olma hali gibi geldi bana. Herkesin fazlaca benimsediği etkinlikler bana son derece itici gelmiştir. Aynı şekilde Yüzüklerin Efendisi'ni de seyretmemiştim ve de okumamıştım. Titanic de aynı felsefeye kurban gidiyordu ama orda ne olduysa hadi demiştim bir gideyim.

Neyse bu moda baskısından kurtulduğuma kanaat getirmiş olmalıyım ki hem Yüzüklerin Efendisi'ni seyrettim. (yani bir kısmını ama fena da değilmiş devamını da izleyebilirim) hem de şu yoga neyin nesiymiş diye bir alıcı gözüyle bakmış oldum. Biraz düşündüğüm gibi çıktı. Yani bazısına göre felsefe bazısına göre yumuşak bir fiziksel etkinlik. Herkes kendine göre anlamlandırıyor. Ama nerden bakarsan bak boş bir iş değilmiş.

Linkini yukarda verdiğim belgeselde afrika kökenli amerikalı bir kadının röportajı beni çok etkiledi. Çocukluğu çok dengesiz geçmiş: bir gün lüks içinde yaşıyorlarmış ertesi gün ağızlarına koyacak lokma bulamıyorlarmış. "Anneme birisi yogadan bahsetseydi herşey çok farklı olurdu" derken gözlerinden yaşlar geliyordu. Bu yüzden yogayla ilk tanıştığında nasıl daha çok siyah insana bunu ulaştırabilirim diye düşünmüş. Fakat sonrasında anladım ki diyor, "insanların rengi gözle görülebilen bir şey değil." Çarpıldım bu söze. Ve yoga gözümde çok büyük puan kazandı.

Belgeselde yogaya karşı merakımı uyandıran bir şey daha vardı: toplumdan dışlanmış, ergenler vardı. Sanırım İnuit'diler, yani Eskimo. Fakat geleneklerinden koparılmışlar ve modern dünyanın itilmiş ve kakılmışları olmuşlar, tıpkı bizdeki tinerciler gibi. Onlara da yoga yaptırıyorlardı. Sokakta görsen kaldırım değiştirirsin öyle bir tipleri var, fakat yogaya bir an kendilerini verdiklerinde bir şey oluyordu onlara. Tekrar "insan" oluyorlardı sanki. Böyle söylemesi çok acı, kimseyi küçümsemek değil amacım. Ama öyle sihirli, güzelleştirici, temiz bir şeymiş yoga.

Ve sonra Hindistan'da bir hapishanede mahkumlara yoga yaptırıyorlar. Tabii oradaki ortam bir spor salonunun yoga dersinden biraz daha farklı. Ama bu yaklaşım bile başlı başına yogayı değerli bir şey yaptı benim için. Biraz Mevlana' vari: "kim olursan ol, gel" demek gibi. Kim olursan ol, insansın.

Aslında Yoga'ya direncim yukarıda anlattığımdan daha eski. Çok tersime giden insanlar bana vakti zamanında yoga yapmamı önerdiler. Keşke sussalardı. Fakat kabul etmem lazım: haklıymışlar.

Çünkü netten yeni başlayanlar için yoga videosunu izledim bu sabah. Ve izlerken de yaptım. Videonun altındaki yorumlarda çok güzel şeyler yazıyordu. Hepsi de doğruymuş. Hem sırtıma çok iyi geldi. Hem çok güzel gevşedim, sakinledim. Hem de ruhuma iyi geldi.

Belgeselde birinin dediği gibi duvarcı ustalarının bir aleti vardır hava kabarcıklı. Ortaya gelmesi gerekir. Ruhum ortayı buldu sanki seans sonrası. Yapı olarak çok çabuk sinirlenebilen bir insanım. Dışarıdan belli etmesem bile bir anda tepem atar.  Fakat sen ortayı bulduğunda seni o kadar kolay sinirlendiremiyorlar-mış. Bu da büyük bir güç. Biri seni sinirlendirdiğinde aslında gücünde bir dengesizlik yaratıyor. Oysa sen olumsuzluğa rağmen dengeni koruyabildiğin zaman aslında gücünden tasarruf etmiş oluyorsun. Az şey mi?

Yarın sabah gene yapasım var. Hatta güne hep bununla başlayasım. Belli ki gideceğim ben bu yoldan. Ama yalnız, ama bir kursta. Namaste küçük Joe.

Not: Az kalsın unutuyordum. Bu da Cerenmus için. Geçen akşam avokado'dan çıkan çekirdeği bugün suya bıraktım köklenmesi için.



11 yorum :

  1. Sadece avokado denemesini değil, tüm yazıyı üstüme alındım ben! 1997'den beri yoga yapıyorum, babam evde yaparken onu izleyerek ve kitaplardan okuyarak başladım ve hayatımın her döneminde kurtarıcım oldu. Evet bir nevi moda olması kötü ama öte yandan geniş kitlelerce benimsenmesi ve spora hep temkinli yaklaşan halkımızın bile lügatına girmesi sevindirici. En komiği de, erkekler hep yogaya "kız işi, kolay iş" diye bakıyorlar ama denedikleri zaman şıpır şıpır terliyorlar ve heryerleri de tutuluyor :)) Yoga bence bedenin ve ruhun dengeyi bulma eğitimi.. Keyif aldığına çok sevindim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoga'nın bu kadar içinde olduğunu bilmiyordum doğrusu. Kurtarıcı diyorsun. O kadar yani. Vay be...

      Evet şimdi ne olduğunu bildikten sonra yaygınlığı sevindirici bir şey, düşününce.

      Benim denediğim yogada nefes alıp gevşeme de entegre edilmiş. Yani bağdaş kur otur bakalım yeterince esnek misin filan değil. Böyle olabileceğini bilmiyordum.

      Sende de denge diyorsun.

      Daha bugünle beraber iki seans denedim. Biraz daha üzerine gitsem kim bilir ne kadar benimseyeceğim. Galiba ömrümün şu döneminde hayatıma girmesi tesadüf değil. Bir şeylerin yerli yerine oturması ile bağlantılı.

      Sil
  2. :))

    simdi efenim tabiki herkesin hayatı kendine de...
    bir moda olduki sorma sorma hakkaten.

    ben biraz gülüyorum elimde değil...
    sen o kadar oturuyosun minderin üstünde arınıyosun astral seyahatler yapıyosun içsek yolculuklar yapıyosun esniyosun gevsiyosun dinginlesiyosun...

    çıkıyosun yogadan daha dakka bir...
    yoktan yere cıngar çıkarıyosun kıskançlık krizlerine giriyosun kavga ediyosun saldırıyosun hırpalıyosun...

    e nerde kaldı minderin üüstünde kaç saat oturmak yoga kardes?
    dimi ama:)))

    efenim yapacaksak tam yapalım bu yoga isini...
    bizde biraz rahatlayalım küçük joe.

    iyi seyahatler sana da içsel yolculuklarında:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç dalganı geç. Ben de senin gibiydim. Ama dediğin gibi herkesin hayatı kendine. O yüzden neler kaçırdığını bilmiyorsun diyesim gelse de demeyeceğim.
      Bir yaşanmışlık da var sanki, öyle gibime geldi, kıskançlıklar falan filan :))) Ha yalnız şöyle bir şey de var, bazı insanları doğdukları anda yogaya batırıp çıkarsalar bile onlardan yine bir nane olmaz. Bir tane örnek var bende halihazırda.

      Ben şimdi gidip dördüncü yoga seansımı yapacağım. Namaste absalom. (bir gün nickini açıklamalısın çok merak ediyorum).

      Sil
  3. namaste küçük joe...

    oyle çok ahım sahım bisi değil yahu..
    abşalomdur orijinali.
    yaz gogıla çıkar orda.

    YanıtlaSil
  4. Arattım buldum. Kutsal kitaplardan birinde adı geçen bir kişilikmiş efendim. Bilmeme imkan yoktu. Yaşasın guğgıl. Oh öğrendim rahatladım.

    YanıtlaSil
  5. Merhaba küçük Joe,
    Geçmiş zaman ama yukarıda basettiğiniz video maalesef artık yok. İzleidğiniz belgeselin adını hatırlıyor musunus?
    Sanırım beni de artık çağırıyor, sizinle aynı duyguları paylaşıyordum, biraz önyargılıydım ama bazı şeylerin zamanı var sanırım...
    Belgeselin ismini hatırlarsanız beni mutlu edersiniz;)

    Teşekkürler
    Aslıhan

    YanıtlaSil
  6. Bağlantının boşa çıktığını haber verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Sizin için tekrar buldum belgeseli. Bir de şimdi tıklayın isterseniz, yeniledim bağlantıyı.. İsmi aklımda değildi ama Arte'nin yoga üstüne bir belgeseliydi. Onu hatırlıyordum. Buldum tekrar.

    YanıtlaSil
  7. Süpersiniz, çok mutlu oldum. İzleyeceğim en kısa sürede....
    Aslıhan

    YanıtlaSil