Pazartesi, Mart 04, 2013

Biri bana anlatsın lütfen...

"Huzur" sarmamıştı, "Saatleri ayarlama enstitüsü" daha hafif, hem eğlenceli demişlerdi. Büyük merakla okuma fırsatı bulmayı beklemiştim. Nihayet elime aldım. Kitabın iade tarihi yaklaşınca da bugün kuruldum koltuğa. Büyük bir kararlılıkla okumaya niyetlendim. ,

On sayfa kuralım var. İlk on sayfa sarmazsa o kitaba devam etmem. Fakat söz konusu Türk Edebiyatı. Yani benim gözümde öyle en azından. Yıllardır Türk Edebiyatı'nı Türk Edebiyatı yapan, "günümüz yazarlarını etkileyen eseri" okumayı bekledim. Öyle anlattılar Tanpınar'ı. Her yerde karşıma çıktı. Her taşın altından o çıkıyor. Fakat hiç mi hiç sarmadı! İlla beğenmek  zorunda değilim, tamam, ama biraz olsun edebiyattan anladığımı düşünüyorum ve neden Tanpınar'ın bu kadar büyük bir romancı sayıldığını anlayamıyorum. Biri bana anlatsın mümkünse.

Bir fikir edinmek için Vikipedi'yi açtım, ekşisözlüğü karıştırdım, belki benim atladığım bir şey vardır diye, kesin vardır diye hatta, fakat anlamamaya devam ediyorum. Şiirleri için aynı şeyi diyemem, büyük şair desinler, kabul, ama Saatleri ayarlama enstitüsü ? Hafif, eğlenceli dedikleri, alaycı bir dil çıktı. Ve feci sıkıcı! Eski dil olmasını bile geçtim. Az çok takip edebiliyorum osmanlıcadan geçen sözcükleri. Bunu yazan birisi mutlaka zeka düzeyi yüksek biri de olmalı, o da tamam, ama bir romanın güzel olması için yazarının zekadan başka marifetleri olmalı. Beni dünyasına bile çekmiyor. Bu kadar insan bu romanın nesini beğeniyor? Bak kitabın arkasında ne yazıyor: "Romanları, zengin hayat hikayesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir." Hani? Nerde? 250. sayfada mı? Al: bir daha baktım. Yirmi sayfa okumuşum. Yok. Ben Kürk Mantolu Madonna'ya geçeyim en iyisi. Bu böyle olmayacak.

11 yorum :

  1. mesela bende kürk mantolu madonnanın neden bu kadar abartıldığını anlayamamıştım.Sebahattin Ali romanlarını seviyorum.ama nedense kürk mantolu madonna'da abartılacak birşey bulamadım.
    sevenlerinden özür diliyorum.
    Tanpınar hakkında kitap yazan bir hoca tanıyorum dolaylı yollardan.belki o kitabı okuduğumuzda anlayabiliriz.kitabın adını öğrenince yazarım.şimdi hatırımda değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deme...en çok merak ettiğim Türk Edebiyatı klasik yazarlarının üçü de elimde şu anda. Biri Tanpınar'dı işte onu anlattım, Sait Faik de hayal kırıklığına uğrattı ama o en azından okunabiliyor, hala Sait Faik'ten umutluyum an itibariyle, bir de Kürk Mantolu Madonna var. Demek abartılı buldun. Yandık desene. Bir tane post yazacaktım yılbaşında fakat mutluluk sarhoşluğundan kaynadı, geçen senenin en çok satan kitaplarında Sabahattin Ali'nin bilmem kaç tane eseri ilk yüzde. Kürk Mantolu Madonna da sanırım birinci sıradaydı. Çok ilginç bir sıralamaydı. Test usulü bir post yazmak istiyordum, sizce bu mu çok satmıştır bu mu diye. Kafka mı? Elif Şafak mı? gibi.
      Tanpınar'ın peşini bırakmayacağım, onunla ilgili yazan ne varsa okumak isterim.

      Sil
    2. Kürk Mantolu Madonna'nın bu kadar abartılmasını ben de anlayamamıştım, hala da anlamam. Sabahattin Ali'nin çok daha güzel başka kitapları var bence...

      Sil
    3. Leylak dalı bence bir top 100 listesi yazmanızın vakti geldi. Çok merak ediyorum sizin top 100 listenizi. Bu kadar çok kitap okuyan birini galiba tanımadım. Tabii ki kitapta da yemek gibi bir damak tadı farkı olur, ama bu kadar çok okuyan birinin top 100 listesi yol gösterici olur. Hadi 100 belki çok fazla, 50 olsun. Tüm zamanların en çok beğendiğiniz kitabından başlayın. Ya da dünyada elli tane basılı kitap kurtarılacak deseler hangilerini bavula koyardınız?

      Sil
  2. bir ara bende sarmıştım Türk Edebiyatına.sait Faik seviyorum.Sebahattin Ali kitapları da özel ama Kürk mantoluyu öyle heyecanla aımıştım ki,biraz hüsran oldum.
    kesinlikle kötülemiyorum.
    ama okuduklarımın içinde en iyisi Ayaşlı ve kiracıları,-Memduh Şevket Esendal- idi.
    tavsiye ederim.bu kitabın reklamı yapılmadığından diğerlerinin gölgesinde kalmıştır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle not alıyorum. Esendal. Yarın uğramam lazım zaten kütüphaneye.

      Sil
  3. Neden yoruyorsun kendini? Kimbilir belki okuman gereken zaman şimdi değildir, belki asla okumayacaksın kimbilir? Okurken keyif alacağın, zaman zaman soluksuz bırakacak, peşinden koşturacak yazarlardır senin yazarların belki de. Ben o listedeymiş, o klasik miş, bu mutlaka okunmalıymış hiç oralı olmadım iyiki de öyle yapmışım. Hala bile zaman zaman ne kadar itelersem iteleyim gitmeyenleri çıkıyor karşıma hemen bırakıyorum bir tarafa, tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özgür yerden göğe kadar haklısın, okumak keyif için olmalı. İnsanın kendi bilir neyi okuması gerektiğini ve şimdiye kadar da hep öyle yaptım. Ama altyapımda bir eksiklik duyuyorum. Her yerde, her panelde, her ağızda Tanpınar'ı duyunca neyin nesiymiş bu Tanpınar diye okumak gereği duydum. Okumamış olmayı bir eksiklik olarak yaşadım. Ama dediğin gibi, belki zamanı değildir, belki asla zamanı olmayacak. Hayat kısa, kitaplar sonsuz. Gene de inadım inat, anlamak istiyorum, bu yere nasıl gelmiş ve neden gelmiş. Mutlaka bir sebebi olmalı. Haklı ya da haksız.

      Sil
  4. Yazım dilinde varolan belli kurallar, düzenler, izlenen şablonlar var. Bu tür yazarlar ki en zoru Oğuz Atay'dır. Çünkü,Oğuz Atay ''Bu güne kadar varola gelmiş bütün kuralları reddediyorum!'' demiş ve yazmış. İşte Tanpınar gibi yazarların izlediği yollar oldukça derin, bazen karışık olduğu için özellikle bu saçma sabuk eğitim sistemi içinde okumuş, bomboş gereksiz kitaplar okutularak bilinçli olarak yozlaştırılmak istenen bizim nesil için oldukça ağır geliyor. Ben Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okurken başlarda doğum sancıları çekmiştim neredeyse, sonrasında kaynaştık lakin zordu.Şimdi yetişen nesil neler okuyabilecek düşünemiyorum bile onlara yapılan daha da feci. Yani boşver gitsin hele, kafana göre takıl anlamasan da sebatla sonuna kadar oku bence. sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oğuz Atay'ı okumayı denemiştim. On sene filan olmuştur. Belki daha fazla. Onu okumaya çalışmak için edebiyattan daha farklı güçlü motivasyonlarım vardı. Ne var ki ağır geldi. Bıraktım. Deseler ki Atay Proust'tan etkilenmiştir. Kabul diyeceğim. Olabilir. Ama Tanpınar Proust'tan etkilenmiş. Nönönö. Zor okunmaksa Proust'tan anladığı yanlış anlamış çok pardon. Evet Proust'u da yarım bıraktım. Ama anlayıp yarım bıraktım.

      Sen bana Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okurken doğum sancıları çektim diyen ilk kişisin. Hafif dediler ya!!! Eğlenceli dediler!! pfffff....Neyse bugün iade ettim zaten. Belki başka bahara.

      Sil
  5. küçük joe ben basit bakıyorum hayata ve olaylara...
    occamın usturası;)

    sevmediysen okumayacaksın.
    beğenmediysen bırakacaksın.
    herkes çok beğeniyo diye sen de beğenmek zorunda değilsin ne alaka.
    gibi.

    kisisel olarak eksikliğimdir türk edebiyatı okumadım.
    halen okuyamıyorum.
    bırakıyorum.

    aylarca vallahi mübalağa değil aylarca tutunamayanlar kitabını yanında gezdirip...
    o ara popüler olmustur muhtemelen bilmiyorum.
    okumayı seven birinin hatta buna eminim...
    kapağını açmadığını biliyorum.
    tutanamadı kitaba:)
    beya kafa bulmustum.

    ama ısrarla tasıdı yanında.
    hava atmak için felan değil inan bana.
    okumalıyım neden herkes beğeniyo ben neden beğenmedim diye.

    ha okudum mu ben tutunamayanları?hayır.
    tesebbüs dahi etmedim.

    sahsen soyle yapıyorum,
    martin edeni 78. kez okuyorum...
    durgun don u 26. kezs okuyorum.
    savas ve barısı okumaya omrüm yetmez zati.

    seviyorum napiyim.

    eksiklik mi ebet.
    kabul.

    ince memedide okumadım kürklü madonnayı da pamuğu da.
    tanpınara falan hiç girmedim zaten.

    okunmalı mı?
    bilmiyorum.

    benim hayat felsefem insan keyif aldığı seyleri yapmalı.

    kitap okurken bile.

    YanıtlaSil